8 Mayıs 2015 Cuma

CHP 2015 Seçim Bildirgesi (3)



CHP nin 6.Haziran.2015 GENEL SEÇİMİNE AİT, SEÇİM BİLDİRGESİNİN TAMAMI 

3 ncü BÖLÜM : (137 - 200)


İÇİNDEKİLER :
GÜÇLÜ ULAŞTIRMA ALTYAPISI 137
BÜTÜNCÜL PLANLAMA 137
DEMİR YOLU ULAŞIMI 137
KARA YOLU ULAŞIMI 139
DENİZCİLİK VE DENİZ YOLLARI ULAŞIMI 141
HAVA YOLU ULAŞIMI 142

GÜVENLİK 143
GÜVENLİ VE HUZURLU TÜRKİYE 143
DEMOKRASİ VE TOPLUMSAL UZLAŞIYA DAYALI YENİ YAKLAŞIM 143
GÜVENLİK GÜÇLERİ 144

DOĞA VE KENT HAKKI 145

DOĞA DOSTU BİR TOPLUMSAL YAŞAM 151
EKOLOJİK ANAYASA VE MEVZUAT 151
SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR YAŞAM 152
DOĞAYA DAHA YAKIN BİR TOPLUM 152
HAYVAN HAKLARI 153
ATIK YÖNETİMİ 153
DOĞAL KAYNAKLARIN YÖNETİMİ 154
ÇEVREYE VE SOSYAL DOKUYA DUYARLI YAKLAŞIM 154
DOĞA DOSTU ÜRETİM 155

YAŞAM KALİTESİ YÜKSEK KENTLER 155
AKILLI KENTLER 155
ÇAĞDAŞ KENTLER 155
KONUT 158
KENTSEL DÖNÜŞÜM 159
RİSK AZALTMA VE AFET PLANLAMASI 160
İSTANBUL 161
ANKARA 162
İZMİR 163

YEREL YÖNETİMLER 164
YERİNDEN YÖNETİM ANLAYIŞI 164
KAYNAK YÖNETİMİ 165
YEREL YÖNETİMDE ŞEFFAFLIK 166
YEREL YÖNETİMDE KATILIMCILIK 166
MUHTARLAR 167

BÖLGESEL GELİŞME 167
BÖLGESEL KALKINMA 167
KENT AĞLARI 168
KALKINMA AJANSLARI 168
DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU’NUN EKONOMİK KALKINMASI 169

YURTTAŞ VE DEĞER TEMELLİ DIŞ POLİTİKA 171

AVRUPA BİRLİĞİ 178
YURT DIŞINDAKİ İNSANLARIMIZ 178
ULUSLARARASI KURULUŞLARLA İLİŞKİLER 180

ORTA DOĞU 181
SURİYE 182
IRAK 183
İRAN 184
MISIR 184
ABD 185
YUNANİSTAN 185
KIBRIS 186
KAFKASYA 187
RUSYA 188
ORTA ASYA CUMHURİYETLERİ 189
BALKANLAR 189
AFRİKA 190
GÜNEY AMERİKA 191
UZAK DOĞU 191
GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER 192

BİLGİ TOPLUMUNA DOĞRU 193

SÖZÜMÜZÜ TUTARIZ ÇÜNKÜ BİZ CHP YİZ. 200

GÜÇLÜ ULAŞTIRMA ALTYAPISI BÜTÜNCÜL PLANLAMA  (137)
• Türkiye’nin sosyo-ekonomik ihtiyaçlarını ve bölgesel ölçekte ulaşım önceliklerini göz önünde bulundurarak, ilgili tüm tarafların katılımı ile kısa ve uzun vadeli “Ulaştırma Ana Planı” hazırlayacağız. • Ülkemizin dünyanın en önemli ulaşım ve enerji koridoru olarak gelişmesini sağlayacağız. • Avrupa, Asya ve Orta Doğu’yu kara, deniz, hava ve demir yollarıyla bağlayacak ve Türkiye’yi terminal ülke haline getireceğiz.

DEMİR YOLU ULAŞIMI 
• Yeni bir demir yolu hamlesiyle, ulusal lokomotif ve vagon endüstrisini geliştireceğiz. • Demir Yolu ulaşımını yük taşımacılığı odaklı hale getireceğiz. • Demir yolunun yük taşımacılığındaki payını 10 yıl içerisinde 6 kat artırarak % 25’e yükselteceğiz. 138 • Yolcu taşımacılığında Yüksek Hızlı Tren hatlarını verimlilik ve ülke çıkarlarını dikkate alarak geliştireceğiz

Yeni Hat ve Projeleri Hızla Devreye Sokacağız • Yük ve yolcu taşımacılığı için doğu-batı yönünde iki ana hat, kuzeygüney yönünde üç ana hat olmak üzere yeni demir yolu projelerini hayata geçireceğiz. • Tüm bölgelerimizi birbirine bağlayacak Orta Anadolu merkezli bir demir yolu sistemi kuracağız. • Bu sistemi, önde gelen ülkelere ve uluslararası limanlarımıza bağlayarak tamamlayacağız. • Karadeniz sahil demir yolu hattını, Batum sınır kapısına uzanacak şekilde inşa edeceğiz. • Burdur ve Isparta ile Antalya arasında demir yolu bağlantısını kuracağız. • İzmit Körfez geçişinde iptal edilen kuzey-güney bağlantısını gerçekleştireceğiz.

Mevcut Projeleri Geliştirerek Tamamlayacağız • Tamamlanmadan hizmete açılan Eskişehir-İstanbul hattını standartlara uygun olarak tamamlayacağız. • Pendik’te sona eren demir yolu hattını Marmaray’a entegre edeceğiz. • İran üzerinden ülkemizi Asya'ya bağlayan demir yolu güzergâhındaki • Van Gölü geçişini ivedilikle hizmete açacağız. • GAP'ı Mersin ve İskenderun’daki limanlara bağlayan GAP demir yolu projesini hızlandıracağız. • Avrupa'yı Asya'ya kesintisiz bir demir yolu şebekesi ile bağlamak için Kars-Tiflis demir yolu projesini en kısa zamanda tamamlayacağız.

Mevcut Altyapıyı Modernize Edeceğiz • Eskimiş tüm demir yolu hatlarını yenileyecek ve elektrifikasyonlarını sağlayacağız. • Haydarpaşa Garı’nı ve kentlerimizdeki kullanım dışı olan diğer tren garlarını yeniden hizmete açacağız. 139 • Kaderine terk edilmiş olan Samsun–Çarşamba demir yolunu modernize edeceğiz. • İstanbul’dan Avrupa’ya ve güneye bağlanan hatları modernleştireceğiz; gerekirse yeni hatlar inşa edeceğiz.

Kombine Taşımacılık • Demir yolu-kara yolu ve demir yolu-deniz yolu kombine taşımacılığını geliştirmek için stratejik bölgelerde transfer istasyonları kuracağız. • Transit taşımacılığın gelişmesi için gereken yatırımları yapacağız. • Samsun Limanı’nı Akdeniz'e bağlayan mevcut demir yolu şebekesinin standardını yükselteceğiz. • Samsun limanı ile Mersin ve İskenderun limanlarını birbirine bağlayacağız. • Samsun Limanı’nı Karadeniz'in KEY-PORT'u haline getirerek Boğaz geçişlerindeki yoğunluğu azaltacağız.

Kent ve Bölge İçi Raylı Ulaşım • Orta büyüklükteki ve büyük kentlerdeki raylı taşımacılık sistemlerinin yaygınlaştırılmasını destekleyeceğiz. • Belediyeler ile eşgüdüm içinde hareket ederek, banliyö hatlarını yaygınlaştıracağız. • Kırsal bölgelerde ve turistik bölgelerde orta mesafe hızlı taşımacılığı sağlamak için Ray Otobüsü sistemleri kuracağız.

KARA YOLU ULAŞIMI 
İl, İlçe, Köy ve Şehir İçi Yolları • Kara yollarında zayıf kalan il, ilçe ve köy bağlantılarını güçlendireceğiz. Özellikle ulaşım sıkıntısı çeken köylerin ana merkezler ile bağlantısını kuracağız. • Köy ve il yollarını genel ulaşım planı ve bölgesel kalkınma planları doğrultusunda yapacağız. 140 • GAP bölgesinde ve turizm merkezlerinde yol ağlarını süratle elden geçirecek ve ihtiyaca göre bu alanlara yeni yatırımlar yapacağız. • Belediyelerce yurttaşlardan alınan asfalt paralarını yasal düzenlemelerle kaldıracağız.

Şehirlerarası Karayolları 
• Kara yolu yatırımlarını siyasi kaygılarla değil, ülkenin ihtiyaçları ve bölgesel ihtiyaçlar doğrultusunda gerçekleştireceğiz. • Yetersiz planlamayla ve düşük standartlarda yapıldığı için çok sayıda kazaya neden olan bölünmüş yollarda gereken iyileştirmeleri yapacağız. • Kara yollarında düşük kaliteli satıh kaplama yerine kaliteli sıcak asfalt kullanımını yaygınlaştıracağız. • Yap–İşlet–Devret modeli ile yaptırılan otoyollarda yüksek trafik garantilerini iptal edeceğiz.

Kara Yollarında Çevre Duyarlılığı • İhtiyaç duyulan yerleşim bölgelerinde, gürültü ve kirlilik yaratan ana yolların yerine alternatif çevre yolları yapacağız. • Kara yolu yatırımlarını yeniden ÇED kapsamına alacağız. • 3. Boğaz Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu projelerini gözden geçireceğiz. • Bu projelerin çevre ve bölge halkı açısından tehlike yaratan ve geri dönülmez zararlara neden olabilecek unsurlarını ortadan kaldıracağız. • Çanakkale Köprüsü ve otoyol geçişini, bölgenin doğal ve tarihi özelliklerini göz önünde bulundurarak planlayacak ve gerçekleştireceğiz. • Karadeniz Sahil Yolu’nun bölge üzerinde yaratmış olduğu tahribatı en aza indirecek ve yerleşim alanlarının denizle bağlantısını yeniden sağlayacağız.
• İstanbul Boğazı’na yapılması öngörülen Üç Katlı İstanbul Metro ve Karayolu Boğaz Geçişi Projesi’nin fiziki ve mali değerlendirmesini yeniden yapacağız.

KGM Teşkilatı ve Personeli • Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ve Bölge Müdürlükleri’nin teşkilat yapısını güçlendirecek ve yeterli nitelikte personel istihdamını sağlayacağız. • Zor şartlarda görev yapan KGM personelinin çalışma ve ücret koşullarını iyileştireceğiz. • KGM personelinin siyasi baskıdan uzak ve planlama ilkelerine bağlı kalarak çalışmasını sağlayacağız.

DENİZCİLİK VE DENİZ YOLLARI ULAŞIMI Planlama ve Denetleme : 
• Denizcilik sektörünün tüm bileşenlerinin katılımıyla bir “Kıyı Alanları • Yönetim Planı” hazırlayacağız. • Denizcilik sektöründe can, mal, seyir ve çevre emniyetinin sağlanması için gemi takip ve izleme sistemlerindeki eksiklikleri gidereceğiz. • Denetim ve gözetim sistemlerini tüm kıyılarımıza yaygınlaştıracağız.

Tersaneler • Türkiye’yi bölgesindeki önemli gemi inşa ve onarım merkezlerinden biri haline getireceğiz. • Küçük ölçekli tersanelerin gemi inşa ve bakım-onarım tersaneleri olarak yapılandırılmalarını teşvik edeceğiz.

Limanlar • Uluslararası taşımacılığı geliştirmek için, mevcut limanların terminal olanaklarını ve ana ulaştırma koridorları ile bağlantılarını iyileştireceğiz. • Yapılacak limanların yerlerini, kara yolu ve demir yolu bağlantılarını dikkate alarak belirleyeceğiz.

HAVA YOLU ULAŞIMI Planlı Sektörel Gelişim 
• Tüm paydaşların katılımı ile “Hava Yolu Master” planı hazırlayacağız. • Havaalanı yatırım planlarını, hazırlanacak master plana göre yeniden düzenleyerek kaynak israfına son vereceğiz. • Sektör bileşenlerinin master planına uygun, dengeli ve çevreye duyarlı biçimde hareket etmesini yasal güvence altına alacağız.

Havalimanları • Kapasitesini aşan havalimanlarının geliştirilmesini sağlayacak, atıl havalimanlarının etkin kullanılması için hava yolu taşımacılarını teşvik edeceğiz. • Havaalanı olmayan illerde yaşayanların, en yakın havaalanına hızlı, emniyetli ve ucuz şekilde erişebilmesini sağlayacağız. • 3. İstanbul Havaalanı’nın mevcut konumunu, teknik uygunluk, çevresel etki ve fizibilite açısından yeniden değerlendireceğiz. • Ankara Esenboğa Havaalanı’nı, Türkiye’nin ikinci önemli uluslararası uçuş merkezi yapacağız.

Havacılık Sektörünü Destekleyeceğiz • İkili ve çok taraflı uluslararası anlaşmalarda, yerli hava yolu şirketlerinin haklarının savunulmasına öncelik vereceğiz. • Hava aracı bakım, onarım ve yenileme sektöründe Türkiye’nin bölge merkezi olması için gereken altyapı yatırımlarını yapacağız. • Erişimi zor olan bölgelerde hava ambulans ağları kuracağız. • Sivil hava ulaşımında Ar-Ge faaliyetlerini geliştireceğiz. Uçak ve parça üretimini destekleyeceğiz.

GÜVENLİK GÜVENLİ VE HUZURLU TÜRKİYE Uluslararası Terörle Etkin Mücadele • Terörle mücadelede küresel iş birliği içinde hareket edeceğiz. • Başta BM terörle mücadele sözleşmeleri olmak üzere, uluslararası antlaşmalarda öngörülen ilkeleri esas alacağız. • Kalbura dönen sınırlarımızın güvenliğini yeniden ve kesin şekilde tesis edeceğiz. • Sınırlarımızın gerisinde öbeklenmiş çeşitli terör örgütlerinin ülkemizin güvenlik ve huzurunu tehdit etmesine izin vermeyeceğiz.

İç Güvenlik • Terörle mücadeleyi devletin tüm organlarının, halkın ve STK’lerin katkısıyla ve bütüncül bir anlayışla sürdüreceğiz. • Terörün yurt içi ve yurt dışı finans kaynaklarını kurutmak için ulusal ve uluslararası düzeyde etkin şekilde mücadele edeceğiz. • Terör ve siber saldırılar başta olmak üzere, her türlü iç ve dış tehditlere ve doğal afetlere karşı topyekûn mücadele edeceğiz. • Terörden zarar gören yurttaşlarımızın mağduriyetini gidereceğiz.

DEMOKRASİ VE TOPLUMSAL UZLAŞIYA DAYALI YENİ YAKLAŞIM • Bireysel hak ve özgürlükleri, toplumsal refahı, yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını temel alan bir güvenlik anlayışını esas alacağız. • Ülkemizin güvenliğini sağlayacak önlemleri alırken, devlet ve yurttaşlar arasında karşılıklı güvene dayalı bir anlayışla hareket edeceğiz. • Hukukun üstünlüğü ilkesini ve toplumsal uzlaşıyı yeniden tesis edeceğiz. Yurttaşlarına şüpheyle yaklaşan, bireyleri kollama veya suçlamaya yönelik anlayışa ve uygulamalara son vereceğiz. • Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerine ve Cumhuriyetimizin kazanımlarına sahip çıkacağız.
Demokrasi, huzur ve barışı, ulusal birlik ve egemenlikten, taviz vermeksizin eşit yurttaşlık temelinde tesis edeceğiz.

GÜVENLİK GÜÇLERİ Yeniden Yapılandırma • Güvenlik güçlerinin evrensel insan haklarına saygı ve hukukun üstünlüğü ilkelerine uygun şekilde hareket etmesi için gereken yasal altyapıyı oluşturacağız. • Güvenlik güçlerinin, Avrupa Polis Etiği Kurallarına göre eğitilmesini sağlayarak, orantısız güç kullanımına son vereceğiz. • Güvenlik güçlerinin, siyasi iradenin demokratik denetiminde olmasını sağlayacağız. TBMM'de güvenlik güçlerinin icraat ve faaliyetlerini denetleyecek bir Güvenlik Komisyonu kuracağız. • Güvenlik güçlerini her türlü siyasal yapılanmanın dışında tutacak, çıkar ilişkilerinden ve örgütlü kuşatmalardan arındıracağız. • Güvenlik personelinin atamalarında her şeyden önce liyakati esas alan bir anlayışla hareket edeceğiz.

Daha Fazla Olanak, Daha Fazla Hak • Güvenlik güçlerinin profesyonel donanım ve yeteneklerini geliştireceğiz. • Güvenlik güçlerinin özlük haklarını ve çalışma koşullarını iyileştireceğiz. • Emniyet teşkilatında görev yapan personelin emeklilikte katsayı mağduriyetini gidereceğiz. • Güvenlik güçlerinin halkla daha iyi ilişkiler kurabilmesi ve zor şartlarda görev yapabilmesi için etkili psikolojik destek alabilmesini sağlayacağız. • Şehitlerimizin ailelerinin ve gazilerimizin hayat boyu sağlıklı ve güvenli yaşamasını sağlayacağız. • Şehit ve gazi çocuklarının eğitimlerinin güvencesini oluşturacak mali ve kurumsal düzenlemelerin hayata geçireceğiz.

DOĞA VE KENT HAKKI Yaşadığımız çevrenin korunması ve yaşam kalitemizin artırılması için, “doğa hakkı” ve “kent hakkı” ilkelerine kararlılıkla sahip çıkılması gerekmektedir. CHP, “doğa hakkı” ve “kent hakkını” ortaya koyduğu tüm politikaların merkezine taşımaktadır. Günümüzde, başta iklim değişikliği olmak üzere, ekolojik sistemdeki bozulmalar, nüfus artışları ve doğal kaynakların aşırı sömürülmesi gibi sorunlar tüm dünyayı etkilemektedir. Küresel ortalama sıcaklıklar artmakta, yaygın kar ve buz erimeleri nedeniyle deniz seviyeleri yükselmektedir. Tüm dünyada kuraklık ve sel gibi aşırı iklim olaylarının sıklığı ve yoğunluğu artmaktadır. Türkiye, dünyanın iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek bölgelerinden birinde yer almaktadır. İklim değişikliği sonucunda, Türkiye geneli için 21. yüzyılda 5-7 derecelik sıcaklık artışı, ortalama yağışlarda ise yüzde 20’ye varan düşüş öngörülmektedir. İklim değişikliğinden en fazla etkilenecek olanlarsa, bu değişikliklerden en az sorumlu olan toplum kesimleridir. Bu kesimlerin başında, gittikçe zorlaşan iklim şartlarında üretim yapmaya çalışan çiftçiler, tarım işçileri, balıkçılar ve gıda güvenliği sorunu yaşayan yoksul haneler yer almaktadır. Dünyayı ve canlıları tehdit eden bu sorunların çözülebilmesi için, yalnızca niceliksel büyümeyi dikkate alan ekonomi anlayışına son verilmesi gerekmektedir. CHP, dünyadaki tüm varlıklara eşit önem veren “doğa hakkı” ilkesini ve nitelikli, sürdürülebilir büyüme anlayışını esas almaktadır. Bu ilke doğrultusunda, ülkemizi, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi adım adım “yeşil ekonomiye” taşımaya kararlıdır. CHP, sürdürülebilir kaynakların verimli kullanılması ve adil dağıtılmasını sağlayacak tarım ve sanayi politikalarına öncelik vermektedir. Bu politikaları nitelikli kamu hizmetleri ve yenilikçi yerel yönetim projeleriyle desteklemeyi savunmaktadır. Bu önlemler sayesinde kırılganlığı yüksek toplum katmanları korunacak ve güçlendirilecektir. CHP iktidarında, doğa-dostu teknoloji, mal ve hizmetler üreten ve bu sektörlerde çalışma olanakları yaratan yapısal değişiklikler hayata geçirilecektir. İklim değişikliğine neden olan sera gazı salınımlarının azaltılması için, enerji 146 verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımları konusunda gerçekçi hedefler doğrultusunda hareket edilecektir. CHP, bireyi içinde yaşadığı doğa ile bir bütün olarak ele almaktadır. CHP’nin ekonomi anlayışı, toplumun çevreyle uyumlu bir şekilde kalkınması ilkesine dayanmaktadır. Gelecek kuşaklara yönelik olarak, insanca ve sağlıklı yaşam koşullarını temin edebilmek için tüm kaynakların eşitlikçi ve adil bir şekilde kullanılması şarttır. Bu anlayışla hareket eden CHP; doğa, çevre ve kent politikalarını doğa dostu büyüme anlayışı çerçevesinde şekillendirmektedir. CHP doğa hakları ve ulusal çevre güvenliği çalışmalarını uluslararası toplumun politikalarıyla ortak ve uyumlu olarak yürütmeyi hedeflemektedir. CHP ülkemizin, BM’nin yeşil politikalarının örnek ülkeleri arasında yer alması için çalışacaktır. CHP’nin, doğaya ve gelecek kuşaklara karşı sorumlulukların yerine getirilmesini esas alan kalkınma modeli, ülkemizin uluslararası toplumda saygın bir yer edinmesini sağlayacaktır. Doğayı korumanın temel ahlaki bir sorumluluk olduğunu savunan CHP, “doğa hakkı” konusunda farkındalık yaratmak için çalışmakta ve bu hakkın korunması için mücadele etmektedir. CHP iktidarında, her insanın ve canlının bir arada, temiz ve korunmuş bir doğada yaşaması anayasal bir hak olarak güvence altına alınacaktır.

Doğa Dostu Sürdürülebilir Kentleşme Ülkemizde nüfusun çok büyük çoğunluğu artık kentlerde yaşamaktadır. Çevrenin korunması ve temiz olması, kır için olduğu kadar kent için de gereklidir. Bu nedenle CHP’nin kentleşme anlayışı sosyal adaletçi ve kalkınmacı olduğu kadar, doğa dostudur. Kent politikaları, çevre ve sosyo-ekonomik bakımdan sürdürülebilirliği esas alan bir yaklaşıma dayanmalıdır. Kentlerin temizliği ve güvenliği gözetilmeli, sürdürülebilir kaynaklar verimli biçimde kullanılmalıdır. CHP, ülkemizde “akıllı kentlerin” oluşturulmasına önem vermektedir. Akıllı kentlerde yeni teknolojilerin yaygın şekilde kullanılması, ekolojik dengenin korunması ve enerji tasarrufunun artırılması hedeflenmektedir.
Buradaki amaç, doğal kaynakların gelecek kuşaklar için korunması, yaşam kalitesinin ve doğal dengenin gözetilmesi ve yeşil yapı ile yeşil ilişki ağlarının geliştirilmesidir. Bu amaçları gerçekleştirebilmek için mevcut konut tiplerine alternatif yaratabilen, öncelikle enerji tasarrufunu artıran, yeni ve akıllı konut tipleri tasarlanmalıdır. CHP iktidarı, kenti hem maddi hem de manevi açıdan griden yeşile taşıyacaktır. İnsanların ve ekosistemin canlılığının sürdürülmesini sağlayacak politikaları hayata geçirecek ve geleceğin kentlerini bu anlayışla tasarlayacaktır. CHP, yurttaşlarımızın yeşil alanlara ve temiz havaya erişimini artırırken, yurttaşlarımızın sağlıklı kentlerde, sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlayacaktır. CHP’nin esas aldığı “bio-bölge” anlayışıyla; su havzaları, toprak, iklim, flora ve fauna ilişkileri gözetilecek, bölgelerdeki mevcut kaynakların dengeli kullanımına yönelik stratejiler geliştirilecektir. Kent sakinlerinin her türlü altyapı ve konut olanaklarından ve kültürel faaliyetlerden yararlanması, CHP iktidarının öncelikli hedefleri arasındadır. Kentlerimizin sağlıklı içme suyu ve kanalizasyon başta olmak üzere tüm altyapı hizmetlerine kolayca erişebilmesi, CHP’nin kent politikalarıyla mümkün olacaktır. CHP iktidarında, kentlerde güvenli ve kolay ulaşım olanakları geliştirilecektir. Şehir içi ve şehirler arası ulaşıma ayrılan bütçe artırılacak, kent içi ulaşım yeni tekniklere ve uzmanlığa dayalı olarak planlanacaktır. Trafik sıkışıklığının önlenmesi için başta raylı sistemler olmak üzere, tüm ulaşım olanakları hızla geliştirilecektir. Sessiz caddeler, oyun caddeleri, yürüyüş caddeleri gibi yenilikçi mekânsal düzenlemeler kent tasarımının parçası olacaktır. Kent içi trafikte yaya ve bisiklet öncelikli düzenlemeler yapılacaktır. Otopark alanları trafik yoğunluğunu azaltacak şekilde düzenlenecek ve bu alanların rant yaratmak amacıyla uzun vadeli olarak özel sektöre devredilmesi engellenecektir.

Kapsayıcı Kentleşme Türkiye’nin karşılaştığı en önemli sorunların başında ötekileştirme, ayrıştırma ve dışlanma gelmektedir. Bu sorunların kaynağındaysa eşitsizlik yatmaktadır. Sınıfsal, etnik ve mezhepsel ayrışmalar toplumsal dokuyu 148 bozmakta, toplumsal yaşamda güveni ve dayanışmayı zayıflatmaktadır. CHP, eşitsizlikten kaynaklanan ve kentlerin istikrarını bozan bu sorunları, “kapsayıcı kentleşme” ilkesiyle çözecektir. CHP iktidarı “kapsayıcı kentleşme” anlayışıyla, ayrışmış kentleri bütünleştirecek ve toplumsal dayanışmayı güçlendirecektir. Tüm kent sakinleri kent hizmetlerden en üst düzeyde yararlanabilmeli, her türlü ortak ve kamusal mekâna kolayca erişebilmelidir. Kentlerin korumalı villalar, gecekondular, çöküntü alanları, beton kuleler ve iş merkezleri arasında bölünmesine son verilmelidir. Mimarlar, tasarımcılar ve planlamacıların desteğiyle oluşturulacak kent politikalarıyla, farklı yerlerde yaşayan ve farklı kökenden gelen insanları bir araya getirecek düzenlemeler yapılmalıdır. CHP ayrışma ve dışlanma sorunlarının sokaktan başlayarak çözüleceğini savunmaktadır. Sokak, semt, mahalle ve kent tüm yaşayanlar için güvenli hale getirilmelidir. Sokaklar ve meydanlar insan dolu ve yaya dostu olmalıdır. Komşular birbirini tanımalı, komşuluk bağları güçlendirilmeli, komşular arasında dayanışma artırılmalıdır. Aynı yerde yaşayanlar bulundukları yere ait olduklarını hissetmelidir. Farklı kökenden gelen yurttaşlarımız ve tüm toplum kesimleri birbiriyle uzlaşmacı ilişkiler kurabilmelidir. Sokaklar, adaletin ve hoşgörünün gerçekleştiği yerler haline gelmelidir. CHP, kentlerimizde kırılgan çok kültürlülük eğilimine ve asimilasyon baskısına teslim olmadan, tüm yurttaşlarımızın bir arada yaşamalarının ve birbirleriyle ilişki kurmalarının desteklenmesi gerektiğini savunmaktadır. CHP belediyeleri yurttaşların bir arada kaliteli vakit geçirebilmesi amacıyla spor tesisleri ve oyun alanları, park ve bahçeler, fuar ve festival alanları geliştirme konusunda öncülük yapmaktadır. AKP’nin inşaat ve rant odaklı kentleşme anlayışı ise kentte yaşam kalitesinin düşmesine neden olmakta ve toplumsal dışlanmayı artırmaktadır. Oysa kent ve konut politikaları, rant ve spekülasyonu değil; farklı kökenlerden gelen yurttaşlarımızı kaynaştırmayı hedeflemelidir. CHP kamu varlıklarının metalaştırılmasına ve dışlayıcı özel mülkiyete dönüştürülmesine karşı çıkmaktadır. Kentsel rantlardan elde edilecek gelirler, toplum yararına olacak şekilde 149 kullanılmalıdır. Halka mali kaynakları kullanma konusunda söz hakkı verilmelidir.

Yenilik ve Yaratıcılık Temelli Kentleşme Günümüzde kentler, ekonomik kalkınmanın lokomotifi durumundadır. Çünkü bilgi ekonomisinin ortaya çıkardığı yeni bilgiler, teknolojiler ve ürünler kentlerde geliştirilmektedir. Bu nedenle CHP, kentlerimizi canlandırmaya ve kentlerin yenilikçi kapasitelerini geliştirilmeye büyük önem vermektedir. Kentlerin canlılığı, başta fiziki altyapı olmak üzere konut, iş yeri, ulaşım ihtiyaçlarının karşılanmasına bağlıdır. Kentler, zengin ve çeşitlenmiş bir tüketim altyapısına sahip olmalıdır. CHP çarşı esnafından İnternet alışverişine, butik mağazalardan büyük mağazalara, haftalık pazarlardan AVM’lere kadar ticaret ve perakende sektörünün her bileşeninin ayrı ayrı ve birlikte desteklenmesi gerektiğini savunmaktadır. Kentlerin yaratıcı ve yenilikçi potansiyellerini harekete geçirmenin ve kentleri canlandırmanın temel unsuru eğitim, bilim ve teknoloji alanında gerçekleştirilecek atılımlardır. Oysa AKP iktidarı, eğitim sistemini yazboz tahtasına çevirerek, düşünce özgürlüğünü kısıtlayarak ve üniversiteleri baskı altına alarak bilimin, yeniliğin ve teknolojik gelişimin önünü tıkamıştır. CHP, “yenilik temelli kentleşme” anlayışı çerçevesinde üniversitelerde, araştırma kuruluşlarında ve yoğun yüksek teknoloji kullanan sektörlerde; Ar-Ge, yaratıcı tasarım ve yenilik faaliyetlerinin geliştirilmesine öncelik vermektedir. Kentlerin gelişebilmesi için yeni yatırımlar ne kadar önemli ise vasıflı iş gücünün yetiştirilmesi de aynı ölçüde önemlidir. Çünkü günümüzde yaratıcı çalışma, vasıflı ve uzmanlaşmış bir grubun işi haline gelmiştir. Yüksek vasıflı uzmanları ve yaratıcı kesimleri kentte toplamak için kentin ekonomik tabanı genişletilmeli, kentlerdeki ekonomik faaliyetler çeşitlendirilmelidir. Firmalar arasındaki iş birliği ve bölgesel kümelenmeler, coğrafi yakınlık sayesinde kurulacak bilgi akışı ve kurumlar arası bağlantılar ile mümkün olabilmektedir. Bir kenti çekici kılacak olan şey, yaratıcılığın ve yeniliğin önemli kaynaklarından olan kültür ve sanattır. Çalışma hayatının, yaşam 150 alanlarının ve eğlence faaliyetlerinin bir arada olması, hem yeni yatırımlar hem vasıflı iş gücü açısından önemli bir çekim gücü yaratmaktadır. Bilim insanları, mühendisler, mimarlar, yazarlar, sanatçılar, reklamcılar ve tasarımcılar gibi yaratıcı kesimler canlı kentlerde yaşamayı tercih etmektedir. CHP, kentlerimizde kültürel etkinliklerin ve kültür sanayisinin gelişmesine büyük önem vermektedir. CHP, sanat ve kültürü açık fikirliliğin, hoşgörünün, uygar ve erdemli yurttaşlar yetiştirmenin olduğu kadar ekonomik kalkınmanın da başlıca unsurlarından biri olarak görmektedir. Tiyatrolar, orkestra salonları, resim galerileri, kütüphaneler; müzik, film ve televizyon stüdyoları; medya kuruluşları ve reklam şirketleri kente canlanma getirmektedir. Kültür ekonomisi kenti çekici, heyecanlı ve yaratıcı yapmaktadır. Kültür ve sanat alanında yapılan çalışmalar, yaratıcılığın serpilip gelişmesini sağlamaktadır. Bunun bilincinde olan CHP, tüm bu alanlarda atılım yapma kararlılığı içindedir. AKP iktidarında sanata ve sanatçıya gereken önem verilmemektedir. Dahası her türlü yaratıcı etkinlik baskı altında tutulmakta ve kent yaşamı sönükleştirilmektedir. Oysa CHP’nin kültür ve sanat anlayışı özgürlüğü, çoğulculuğu ve yaratıcılığı esas almaktadır. CHP, sanatın önündeki bütün engellerin ortadan kaldırılması gerektiğine inanmaktadır. AKP’nin tutucu, baskıcı ve rant temelli kentleşme anlayışına karşı CHP yenilik, yaratıcılık ve kültür temelli kentleşmeyi savunmaktadır. CHP yurttaşlarımıza canlı ve aydınlık kentler yaratma sözü vermektedir.

Kentleşme Politikaları “Doğa hakkı” ve “kent hakkı” ilkeleri, kent sakinlerinin, ihtiyaçları için verdikleri mücadeleyi desteklemeyi gerektirmektedir. Bu nedenle CHP, kent planlamasında katılımcılık ve eşitliği esas almaktadır. CHP iktidarında, kent sakinleri, STK’ler, üniversiteler ve diğer paydaşlar karar alma süreçlerine dâhil edilecektir. Yapılacak projelerin uygunluğu ve geçerliliği nesnel ölçütler çerçevesinde ve dayanışmacı bir anlayışla ele alınacaktır. Yenilikçi kentsel politikalar, “yavaş planlama” ve “yavaş kent” anlayışı çerçevesinde kurgulanacaktır. Yıkım yerine yerinde dönüşüm, var olanı koruma ve geliştirme, mevcut fiziki ve sosyal engelleri ortadan kaldırma 151 ilkeleri esas alınacaktır. Kentsel dönüşüm politikalarında, dayatmacı ve aceleci yaklaşımların yerine, ekonomik ve sosyal boyutları dikkate alan “süreç yönetimi” anlayışıyla hareket edilecektir. CHP iktidarında “paylaşan kentler” anlayışıyla hareket edilecek ve kentler arası rekabet yerine iş birliği ve tecrübe paylaşımı esas alınacaktır. Ayrıştıran değil; kaynak, teknoloji ve bilgi açısından birleştiren şehircilik, temel ilke olacaktır. Aynı zamanda, kentlerimizin küresel platformlarda varlık göstermesi ve diğer devletlerin yerel yönetimleri ile iş birliği yapabilmesi sağlanacaktır. CHP iktidarında merkezi idare ve yerel yönetimler arasındaki plan ve yetki karmaşası ortadan kaldırılacaktır. Proje geliştirme ve uygulamada, merkezi idarenin dayatmacı ve tepeden inmeci tavrına son verilecek, yerel yönetimlerde çoğulculuk ilkesiyle hareket edilecektir. Merkezi idare tarafından sağlanan kaynaklar, ihtiyaçlar gözetilerek dağıtılacak ve bunların ne şekilde kullanılacağına bizzat yerel yönetimler karar verebilecektir. Yerel yönetimlerin hizmet sunumunda adil davranılacak ve parti ayrımcılığına son verilecektir. Şeffaflık ilkesini sağlamak amacıyla, yerel yönetimlerin elde ettiği gelirler ve yaptığı harcamalar halkın denetimine açık hale getirilecektir.

DOĞA DOSTU BİR TOPLUMSAL YAŞAM EKOLOJİK ANAYASA VE MEVZUAT • Acil koruma ve yeniden onarma ilkesi ışığında Ekolojik Anayasa hazırlayacağız. • İklim değişikliğinin, Türkiye’de yaratacağı etki, kırılganlık ve risklerin incelenmesini ve uyum stratejilerinin geliştirilmesini içeren bir “Ulusal İklim Değişikliği Strateji Belgesi” hazırlayacağız. • Sera gazı salınımlarını azaltmaya yönelik bağlayıcı, ölçülebilir ve uygulanabilir hedefler koyacağız. • Genel bütçede yaratacağımız “İklim Fonu” ile iklim değişikliğiyle mücadele için kaynak oluşturacağız.
• Çevre davalarında mahkeme masrafı almayacak, bilirkişi masraflarını Hazine üzerinden karşılayacağız. • Teşvik ve sınırlama politikalarını birlikte kullanarak enerji ve karbon verimliliklerini artıracağız. • Ulaşım araçlarında ve elektrikli eşyalarda, enerji verimliliği standartlarını esas alarak KDV oranlarını belirleyecek, doğa dostu ürünlerin kullanımını özendireceğiz.

SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR YAŞAM • Güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir enerji kaynaklarını, doğa dostu teknolojilerle kullanarak enerji verimliliğini artıracak, dışa bağımlılığı azaltacağız. • Madenlerin, su kaynaklarının ve tüm doğal kaynakların ulusal çıkarlar ve toplum yararına, doğaya duyarlılık ilkesi çerçevesinde ve en verimli şekilde değerlendirilmesini sağlayacağız. • Enerji ve su kullanımında tasarrufu sağlayan uygulamaları destekleyeceğiz. • İklim değişikliği ve eko-sistemin tahrip edilmesinden kaynaklanan sorunları, biyolojik çeşitliliğin korunmasını ve artırılmasını hedefleyen alanlar kurarak çözeceğiz. • Küresel ısınmayla mücadele için deniz ve demiryollarıyla toplu taşımacılığın kullanımına ağırlık vereceğiz. • Tahrip ettiğimiz doğayı onarmak ve doğa kültürünü aşılamak için doğa hakları kavramını eğitim sistemine yerleştireceğiz.

DOĞAYA DAHA YAKIN BİR TOPLUM • Kişi başına düşen şehir içi yeşil alan oranını her ilimizde artıracağız. • Hava kirliliğini azaltacak önlemlere öncelik vereceğiz. • Kamu imkânlarıyla dağıtılan kalitesiz kömür yerine, altyapı bulunan bölgelerde ihtiyaç sahibi yurttaşlarımıza ücretsiz doğal gaz temin ederek havanın kirlenmesini önleyeceğiz. 153 • Konut sorununu, çocuklarımızı havasız ve doğal alansız bırakan beton kuleler yerine, sağlam ve dayanıklı ekolojik konut projeleri üreterek çözeceğiz. • “Her Üç Otomobil İçin İki Ağaç” kampanyasıyla otoparkları estetik ve kente uyumlu biçimde tasarlayacağız. • Çevre kirlenmesinin bedelini, kullanana ve kirletene ödettireceğiz. • Bedel ödemenin sürekli bir kirletme hakkına dönüşmesine izin vermeyeceğiz.

HAYVAN HAKLARI 
• Hayvanların ait oldukları doğa ortamlarının düzenlenmesini, hayvanlara yönelik kötü muamelelerin caydırıcı ceza kanunları kapsamına alınmasını sağlayacağız. • Vahşi hayvan kaçakçılığının ve kaçak üretim çiftliklerinin önüne geçeceğiz. • “Pet shoplarda” canlı hayvan satışının yasaklanmasını; hayvana işkencenin sistematik hale getirildiği sirk, yunus parkı ve benzeri kurumların kapatılmasını sağlayacağız. • Hayvanlar için izin verilen sınırlı alanların çok sıkı denetim altına alınarak evrensel normlara uygun hale getirilmesini; soyu yok olma tehlikesi içinde olan türlerin aktif şekilde korunmalarını sağlayacağız.

ATIK YÖNETİMİ • Atık tarım ürünlerinin yenilenebilir enerji için hammadde olarak kullanılmasını sağlayacak Ar-Ge çalışmalarına destek ve hız vereceğiz. • Belediyelerin ve sanayilerin atık su arıtımı yapması için gerekli teşvik mekanizmalarını kuracağız. • Sanayinin çevre dostu Organize Sanayi Bölgelerinde toplanmasını sağlayacak ve OSB’lerin atık su arıtımını etkin şekilde gerçekleştirmeleri için gereken yasal altyapıyı kuracağız. • Tüm yurttaşlarımızı, özel ve kamu kuruluşlarını, atık ayrıştırması konusunda bilinçlendirecek ve geri dönüşüm pratiklerini ekonomik önlemlerle destekleyeceğiz.
Uluslararası koruma altında olan alanlarda maden araması ve HES yapmayacağız. • Kirliliği kaynağında önleyecek tedbirleri geliştirecek ve atıkların geri kazanılmasını sağlayacağız.



 DOĞAL KAYNAKLARIN YÖNETİMİ • Halkımızın ortak varlığı olan doğal kaynaklarımızın yolsuzluk ve kötü yönetim sonucunda ticari rant sağlama aracına dönüştürülmesine son vereceğiz. • İnsanın ekolojik dengenin sahibi değil, parçası olduğu yaklaşımını benimseyeceğiz. • Stratejik önemi giderek artan su kaynaklarımızın korunması ve geliştirilmesi için uzun vadeli planlar uygulayacağız. • Suyun etkin ve sürdürülebilir kullanımı için farkındalık artırıcı faaliyetlerin yayılmasını destekleyeceğiz. • Kamuya ait olan su kullanım hakkının devredilmesine izin vermeyeceğiz. •
Tüm tarafların katılımı ile bilimsel ölçütler çerçevesinde hazırlanacak adil bir “Su Kanunu” çıkaracağız.


ÇEVREYE VE SOSYAL DOKUYA DUYARLI YAKLAŞIM • Verimli topraklarımızı hızla yok eden erozyonla mücadele için gerekli kaynağı sağlayacağız. • Çevresel Etki Değerlendirmesini (ÇED), insana ve çevreye duyarlı anlayışın gereği olarak dikkatle ve şeffaflıkla ele alacağız. • ÇED süreçlerine halkın katılımı konusunda AB mevzuatına uygun biçimde gerekli mekanizmaları kuracağız. • ÇED'in yanı sıra, kapsamlı bir Sosyal Etki Değerlendirmesi (SED) yürütülmesini sağlayacağız. • Yeşil Yol Projesi’nin yeni bir imar dalgası oluşturmak için yapıldığı iddialarını değerlendirecek ve halkımızın bu konudaki endişelerini gidereceğiz.limsel ölçütler çerçevesinde hazırlanacak adil bir “Su Kanunu” çıkaracağız.

DOĞA DOSTU ÜRETİM • Tarımsal üretimin ekolojik koşullar ve toprak özelliklerine sadık kalınarak yapılmasını teşvik edeceğiz. • Tarım sektöründe iklim değişikliği etkilerine karşı uyum stratejisi geliştireceğiz. • Yurttaşlarımızın besin ihtiyacını yerel kaynaklarımızla karşılamak için yeni yöntemlerin bulunması için araştırma üniversiteleriyle birlikte çalışacağız. • Tarım, doğa ve sosyal politikalarımızın merkezine, doğaya ve ekolojik aile çiftçiliğine dönüş temelli nüfus hareketlerini koyacağız. • Meraları özel mülkiyet olmaktan çıkaracağız.

YAŞAM KALİTESİ YÜKSEK KENTLER AKILLI KENTLER • Bilişim alanındaki yeniliklerin sürdürülebilir kalkınmanın öncüsü olmasını sağlayacağız. • Akıllı kentler, akıllı enerji şebekeleri, akıllı ölçümler ve akıllı taşıma sistemleri ile bilişim teknolojilerinin etkisini yaygınlaştıracak ve günlük hayatı kolaylaştırmasını sağlayacağız. • Akıllı kent sistemlerinin yaygınlaşması için uygulamaların yazılımlarını açık kaynak olarak geliştireceğiz. • Akıllı kentlere dönüşüm için il bazında dijital plan ve stratejilerin hazırlanmasını sağlayacağız. • Yerel yönetimlerde açık devlet ve açık veri anlayışını yaygınlaştıracağız. • Tüm yeni konut ve binalarda yeni bilişim altyapısı ile uyumlu dağıtım şebekelerinin kurulmasını teşvik edeceğiz.

ÇAĞDAŞ KENTLER Planlama Kriterleri • “Ulusal Mekânsal Gelişim” strateji planı hazırlayacağız. 156 • Bölge, havza ve kent-kır ölçeğinde bütünleşik planlama anlayışı geliştireceğiz. • Havza yönetimini, ortak vizyon, ortak strateji ve ortak proje sistematiği içinde katılımcı ortamlarda yapacağız. • Kentlerin risk, değer, yoksulluk, yoğunluk, siluet haritalarını hazırlayacağız. • Tüm stratejik projelerin ve yatırım kararlarının, bu haritalar gözetilerek planlanmasına özen göstereceğiz. • Yaşanabilirlik ölçütleri belirleyecek, kentleri bu ölçütler doğrultusunda hazırlanacak endeksler çerçevesinde değerlendirecek ve geliştireceğiz.

Kent Planlaması • Kentlerin aşırı planlanması ile yaşanan büyümenin yol açtığı sorunları önleyecek ve kentlerde yaşam kalitesini yükselteceğiz. • Düzenli kentsel gelişimi sağlamak ve dar gelirli yurttaşlarımız için hazırlanacak konut projelerinde kullanılmak üzere kamu eliyle arsa üretimi gerçekleştireceğiz. • Kentlerin gelişiminde, ekonomi ve ekoloji dengesini gözeteceğiz. • Kamuya ait arsa ve arazilerin kent sakinlerinin yararına aykırı olacak şekilde ranta açılmasına son vereceğiz. • Toplu taşıma olanaklarını artırıp, ulaşım ağlarını geliştirerek trafik sıkışıklığını önleyeceğiz.

Çağdaş Bir İmar Kanunu Yapacağız • İmar Kanunu ve mevzuatını, uluslararası standartlar ile uyumlu hale getireceğiz. • İmar Kanunu ve mevzuatını kentsel büyüme yerine kentsel iyileştirmeyi temel alacak şekilde düzenleyeceğiz. • Yapılaşma, güçlendirme ve altyapı konularındaki yönetmelikleri yeni İmar Kanunu’nun kapsamına alacağız. • Yeni İmar Kanunu’nda, enerji ve karbon tasarruflu uygulamaları, çevre korumayı, açık alanlar ve nitelikli kamu alanlarının geliştirilmesini gözeteceğiz.
• Risk azaltma araçlarını, yöntem ve sakınım planlarını hayata geçireceğiz. • 2/B arazisinde binası olup hak sahipliği şartlarını taşıdığı halde, bedelin yüksek olması ya da taksit süresinin yetersizliğinden dolayı başvuru yapamamış veya başvuru yaptığı halde bedelini ödeyememiş yurttaşlarımıza yeni bir süre tanıyacağız. • Belde yüksekliğinden kaynaklanan sorunları, bedeli kabul ederek ödeme yapmakta olan yurttaşlarımızın aleyhine bir durum yaratmaksızın çözeceğiz. • 2981 Sayılı İmar Affı Kanunu’na göre Tapu Tahsis Belgesi sahibi olan ya da Tapu Tahsis Belgesi’ni hak etmiş olmakla birlikte henüz bu belgeyi almamış olan yurttaşlarımıza bir yıl içerisinde tapuları verilecektir. • Başlangıç bedelini ödemiş olmaları kaydıyla tapu tahsisi yapılacak yurttaşlarımızdan ek bir bedel alınmayacaktır.

Kolektif Tasarım Anlayışını Benimseyeceğiz • Stratejik tasarım planları ile ortak karar ve ortak tasarıma öncelik vereceğiz. • Yeni kent modellerini vizyon atölyelerinde geliştireceğiz. • Kamu kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve özel sektörün bu atölyelere katılmasını sağlayacağız. • Tasarımcıların ve tüm paydaşların bir araya gelerek fikir alışverişinde bulunabileceği bir zemin hazırlamak amacıyla “Anadolu Tasarım Atölyeleri” (ATA) kuracağız. • Uyumlu Bina”, “Yeşil Bina”, “Yaşayan Sokak”, “Bizim Mahalle” projelerini bu atölyelerde iş birliği ile şekillendireceğiz. • Yenilik ve yaratıcılığı tasarımlarımızın dayanağı yapacağız. • Yenilikçi ve yaratıcı sektörlerin gelişimi için sanayi ve üniversite buluşma ortamları yaratacak, iş birliği program ve projeleri geliştireceğiz. • Parsel bazında yapılaşma yerine yapı adası bazında yapılaşma için teşvikler getireceğiz. 158 • Sektörel çeşitlilik için mavi ve yeşil ekonomilere öncelik vereceğiz. • Gayrimenkul ve finans sektörü kadar önemli olan koruma sektörünü de destekleyeceğiz.

KONUT • TOKİ’yi Kuruluş Amacına Göre Yeniden Düzenleyeceğiz • TOKİ’nin, sahip olduğu tüm kaynakları sosyal konut üretimi için kullanmasını sağlayacağız. • TOKİ’nin, kentlerin fiziksel özellikleriyle bağdaşmayan, tarihsel, doğal ve yerel kimliklerini dikkate almayan tekdüze konutlar inşa etmesini önleyeceğiz. • TOKİ’nin konut inşa edeceği yerleşmeleri, ihtiyacın en çok olduğu yerlerden başlayacak şekilde belirleyeceğiz. • TOKİ eliyle, başta engelli yurttaşlarımız olmak üzere, toplumda desteğe ihtiyacı olan tüm kesimlere sağlıklı yaşayabilecekleri konutlar inşa edeceğiz.

Dar ve Orta Gelirli Yurttaşlar İçin Konut Üreteceğiz • Konut kooperatifleri mevzuatını yeniden düzenleyerek, konut sahibi olmayan dar gelirli kooperatif üyelerine TOKİ’nin konut yapım kredisi vermesini sağlayacağız. • Özel sektörün de dar gelirlilere yönelik konut üretmesi için yasal düzenlemeler yapacağız. • TOKİ’nin ürettiği konutların satışında, dar gelirliler için uygun ödeme seçenekleri sunacağız. • Konut birlikleri ve kooperatiflerinin dar gelirliler için kiralık sosyal konut inşa etmelerini olanaklı hale getireceğiz. • Kirada oturan dar gelirli yurttaşlarımıza, sağlıklı konutlarda oturabilmeleri için gelir düzeylerine göre kira yardımı yapacağız.

KENTSEL DÖNÜŞÜM 
• Kentsel dönüşümde, yetkiyi yerel yönetimlere vereceğiz. • Kentsel dönüşümü, kent rantını değil, kent sakinlerinin refah düzeyini artırmanın bir aracı olarak göreceğiz.

Kentsel Dönüşümde Uzlaşmacı Bir Yaklaşım Benimseyeceğiz • Kentsel dönüşümde “Proje Meşruiyeti” ve “Proje Demokrasisi” ilkeleriyle hareket edeceğiz. • Yurttaşlarımızın örgütlenmelerini ve kendi seçtikleri temsilciler aracılığıyla kentsel dönüşüm projelerinin karar süreçlerine katılımını sağlayacağız. • Kentsel dönüşümün mekân ve yaşama dair olumsuz etkilerini kent sakinlerinin katılımıyla oluşturulacak projelerle en aza indireceğiz.

Yerinde Dönüşüm Anlayışı ile Hareket Edeceğiz • Asgari yer değiştirme için yerinde dönüşüm modelleri geliştireceğiz. • Kentsel dönüşümde aidiyeti ve komşuluk ilişkilerini gözeteceğiz. • Yer değiştirmenin kaçınılmaz olduğu hallerde kayıpları tazmin edecek finans sistemleri geliştireceğiz. • Kentsel dönüşüm projelerinde, ÇED’in yanı sıra Sosyal Etki Değerlendirme (SED) raporlarını da zorunlu kılacağız. • Kentsel Dönüşümde Yeni Finansman Modelleri Geliştireceğiz • Dönüşümün finansmanını sağlamak üzere “Kentsel Dönüşüm Fonu” kuracağız. • Kentsel dönüşüm sonucunda yapılan konutların çapraz finansman modelleri ile dar gelirli hak sahipleri tarafından da alınabilmesine olanak sağlayacağız. • Kentsel dönüşüm fonuna kaynak sağlanması için “Proje Ortaklık Payı” (POP), “İmar Hakları Transferi”, AL-VER Bonusu ve Değerin Artış Paylaşımı (DAP) uygulamalarından faydalanacağız.

RİSK AZALTMA VE AFET PLANLAMASI • Kentsel seyreltme yöntemiyle, deprem riski altındaki her yerde kolay ulaşılabilecek ve güvenli alanlar oluşturacağız. Bu alanların, amacı dışında kullanılmasını önleyeceğiz. • Doğal afet riski yüksek olan yerleşim yerlerinde afete karşı alınacak önlemleri ve afet sonrası müdahale planlamasını yerel yönetimlerle birlikte hazırlayacağız. • Risk azaltma kararlarının, risk altındaki bölgelerde yaşayan yurttaşlarla birlikte alınması için hem ulusal, hem de yerel ölçekli platformlar oluşturacağız. • Belediyeler ile riskleri azaltmak üzere “sakınım planları” hazırlayacağız. • Kentlerde “sakınım planı” uygulamalarında, AFAD, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yerel yönetimler arasındaki görev ve sorumluluk dağılımını yeniden düzenleyeceğiz.

Riskli Bölgelerde Kentsel Dönüşüme Özel Önem Vereceğiz. • Afet riski taşıyan alanlardaki kentsel dönüşümle ilgili mevzuatı yeniden düzenleyeceğiz. • Afet riskinin yüksek olduğu yerlerde kaynakları artırarak kentsel dönüşüme hız kazandıracağız. • Deprem riski taşıyan alanlarda, kentsel dönüşümü yurttaşlarımızın can güvenliğini tehlikeye atmadan gerçekleştirecek, güvenli konutlar üreterek hak sahiplerine vereceğiz.

Kurumsal ve Yasal Düzenlemeler • Yapı Denetim Kanunu, DASK Kanunu, Afet Risk Altındaki Alanların Dönüşümü Kanunu ve İmar Kanunu dâhil, tüm imar mevzuatını bütüncül ve yetki karmaşasını önleyecek şekilde yeniden düzenleyeceğiz. • Kuracağımız “Risk Yönetimi Eşgüdüm ve Uygulama Merkezi” aracılığıyla, her alan, sokak ve yapı için risk haritaları ve risk azaltma planları hazırlayacağız.
• Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) mevzuatını yeniden düzenleyeceğiz. Sistemin, riskleri azaltma hedefiyle işletilmesini ve yerel yönetimlerle bağlantılı kılınmasını sağlayacağız.


İSTANBUL İstanbul’u VasıFlı İş Gücünün Merkezi Haline Getireceğiz • Tüm vasıflı iş gücüyle İstanbul’u, ilham veren, tasarım odaklı, yenilikçilikte önder bir “yaratıcı kent” haline getireceğiz. • Yaratıcı iş gücünü destekleyerek İstanbul’un ekonomik dinamizminin itici gücü haline getireceğiz. • İstanbul’un en yüksek düzeyde ziyaretçi, vasıflı iş gücü ve yatırım çekerek hızla zenginleşen bir kent olmasını sağlayacağız. • İstanbul’da vasıflı beşeri sermayeyi artıran en önemli etken olan bilgi ekonomisine, özellikle bilişim teknolojisi altyapısına yatırım yapacağız. • Kamu ve özel sektör tarafından yapılan Ar-Ge harcamalarının İstanbul’da yoğunlaştırılmasını sağlayacağız. • İstanbul’da bilişim ekonomisini desteklerken eşzamanlı olarak kültür endüstrisini de teşvik edeceğiz.

Kültür Kenti İstanbul • İstanbul’u, tarihi dokusu, doğal güzellikleri ve coğrafi konumu ile küresel bir kültür merkezi konumuna getireceğiz. • İstanbul’un tüm kültürel yönlerini destekleyeceğiz. İstanbul’un, kültür sanat etkinlikleri, yerel ve uluslararası yemek kültürü, galeriler, stüdyo ve atölyeler, festivallerle anılan bir dünya kenti olmasını sağlayacağız. • Tüm kimliklerin barış ve ahenk içinde yaşadığı, kültürel farklılıkların zenginlik olarak görüldüğü bir İstanbul yaratacağız. • İstanbul’un; her dinin, mezhebin, etnik grubun, cinsel yönelimin ve cinsiyetin özgürce yaşadığı bir kent olmasını sağlayacağız.

Altyapısı Güçlü, Güvenli Kent İstanbul • İstanbul’un başta ulaşım sorunu olmak üzere, tüm altyapı sorunlarını çözeceğiz. 162 • İstanbul’un yaşam kalitesi bakımından Avrupa’nın en gelişmiş kentleri arasında yer almasını sağlayacağız. • Tarihi ve kültürel dokuyu koruyarak raylı sistemlerin İstanbul ulaşımındaki payını %50’ye çıkaracağız. • Deniz ulaşımını İstanbul ulaşım ağının odağına yerleştireceğiz. • İstanbul’da kent sakinlerinin kamusal alanda var olabilecekleri meydanlar yaratacağız. • İstanbul’un olası bir afete en iyi şekilde hazırlanması için bir an bile kaybetmeden deprem iyileştirme planını eksiksiz uygulayacağız.

ANKARA Türkiye’nin Kalbi, Güçlü Başkent Ankara • Cumhuriyet Ankara’sına sahip çıkacağız. • Ankara’nın başkent işlevlerini güçlendirecek, devlet kurumlarının ve kamu bankalarının merkezlerinin başka illere taşınmasına izin vermeyeceğiz. • Ankara’nın tüm Anadolu kentlerine bilim, Ar-Ge ve yüksek teknolojide önderlik yapması için yeni projeler geliştireceğiz. • Ankara’yı, Anadolu’nun hava, kara ve demir yolu ulaşımında Türkiye’nin ana iletişim merkezi konumuna getireceğiz. • Ankara’yı, Anadolu’daki tüm kentlerin izleyeceği ideal bir kentleşme modeli ekseninde geliştireceğiz.

Başkenti Ar-Ge ve Yenilikçi Politikalarla Geliştireceğiz • Ankara’da geleneksel sektörlere odaklı bir yenilikçilik anlayışını hayata geçirecek ve başta mobilya, tekstil, makine endüstrileri olmak üzere yüksek katma değer üreten iktisadi faaliyetlere ağırlık vereceğiz. • Ankara’daki teknokentler arasında iş birliğini sağlayarak, Ar-Ge faaliyetlerini ve savunma endüstrisine yönelik yazılım çalışmalarını güçlendireceğiz.

Kültürün ve Sanatın Başkenti • Ankara’yı sanatsal üretim ve bilimsel araştırmalar bakımından yeniden dünya kentleriyle yarışabilecek hale getireceğiz. • Başta Anadolu uygarlıklarına dayanan kültürel miras olmak üzere, • Ankara’nın tarihi zenginliklerini merkeze alan bir turizm atılımı gerçekleştireceğiz. • Ankara’nın kent merkezlerini kültürel açıdan yeniden canlandıracağız. • Türkiye’nin farklı bölgelerinin mimari ve kültürel özelliklerini bir arada barındıran yerleşkeler oluşturacağız.

İZMİR Yenilikçilik • Üniversitelerle iş birliği içerisinde, İzmir’in mevcut sanayi altyapısının bilgi teknolojileri ile uyumlu hale getirilmesi çalışmalarını hızlandıracağız. • Üniversitelerin tasarım bölümleri ile nihai ürün üreten firmaların markalaşmaya dönük olarak ortak projeler üretmesini teşvik edeceğiz. • İzmir’i biyomedikal sanayisinde bir dünya devine dönüştüreceğiz. • Bölgenin jeotermal enerji, rüzgâr ve güneş enerjisi potansiyelini değerlendirmek amacıyla yenilenebilir enerji alanında Ar-Ge çalışmalarını teşvik edeceğiz. • İzmir’de sanayi kuruluşlarının bilişim teknolojilerinden ve yaratıcı ektörlerin sunduğu hizmetlerden en üst düzeyde faydalanabilmeleri için etkin kümelenme çalışmaları gerçekleştireceğiz.

Tarım • İzmir ve yakın çevresinde tarım desteklerini ikiye katlayacak, tarıma dayalı sanayileri geliştireceğiz. • Başta organik tarım çiftlikleri olmak üzere katma değeri yüksek üretimi teşvik edeceğiz.

Lojistik • İzmir’i Asya ile Avrupa pazarları arasındaki önemli bağlantı noktalarından ve lojistik merkezlerinden biri haline getireceğiz. • Kentin merkezi bütçeden hak ettiği payı almasını sağlayarak, İzmir’i Akdeniz havzasının önde gelen liman kentleri arasına sokacağız.

Turizm Kenti • Şehir, sağlık, kruvaziyer, termal, kültür-tarih, spor, kongre ve fuar alt sektörlerine yapılacak yatırımlarla İzmir’de turizm çeşitliliğini artıracağız. • Yaşam kalitesi bakımından ülkemizin en ileri kentlerinden biri olan İzmir’i, turizmin 12 ay boyunca canlı olduğu bir kent haline getireceğiz. • Tarih turizminin önde gelen merkezlerinden olan Selçuk ve • Bergama’yı, raylı sistemlerle İzmir kent merkezine ve havalimanı bağlayacağız. • İzmir’i küresel çapta kabul gören bir sağlık turizmi merkezi haline getireceğiz. • İzmir’in küresel ölçekte yüz milyar doları aşan dünya tıp turizmi pastasından en az %10 pay almasını ve bir milyonun üzerinde hastaturisti ağırlamasını sağlayacağız.

YEREL YÖNETİMLER YERİNDEN YÖNETİM ANLAYIŞI • Merkezden yapılan planlama ve karar alma süreçlerinde yerel yönetimlere danışacağız. • Merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında hizmet bütünlüğünü sağlayacağız. • Merkezi idarenin, yerel yönetimler üzerindeki denetim yetkisini kötüye kullanmasının önüne geçeceğiz.

Plan onama konusundaki çok başlılığı ortadan kaldıracak ve onama yetkisini yerel yönetimlere devredeceğiz. • Yerel yönetim mevzuatında planlama bütünlüğü sağlayacağız. • Büyükşehir statüsündeki illerde, köylere tüzel kişiliklerini yeniden kazandıracağız. • Muhalefet belediyelerinin hizmet üretemez duruma düşürülmesini önleyeceğiz.

KAYNAK YÖNETİMİ Yerel Yönetimleri Borç Yükünden Kurtaracağız • İlçe ve belde belediyelerinden Büyükşehirlere devredilen borç yükünü azaltmak için gereken mali kaynağı sağlayacağız. • Yerel yönetimlerin mali kaynaklarını, yüklendikleri sorumlulukla orantılı hale getireceğiz. • İller Bankası’nı, yerel yönetimlerin mali ve teknik ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde yeniden yapılandıracağız.

Kaynak Üretebilen, Kaynak Kullanımında Söz Sahibi Yerel Yönetimler • “Yerel Yönetim Reformu” ile yeni kaynaklar üretebilen bir belediyecilik anlayışını tesis edeceğiz. • Büyükşehir yasası ile hazineye devredilen arazileri, kentin sağlıklı ve planlı gelişmesi için kullanılmak üzere yerel yönetimlerin kullanımına açacağız. • Doğal kaynakların, maden ve taş/kum ocaklarının özel sektöre tahsisinde, yerel yönetimlerin karar alma süreçlerine etkin katılımını sağlayacağız. • Mali Kaynakların Dağıtımını Hakça Yapacağız • İller Bankası’nın yönetimini, siyasi kayırmacılığa yol açmayacak şekilde yerel yönetimlere devredeceğiz. • Kaynakların tahsisine ilişkin esasları, uygulamada farklılıklara imkân vermeyecek şekilde yeniden düzenleyeceğiz.
Tarihi ve kültürel değerlerin korunması için emlak vergisinin %10’u oranında alınan katkı paylarının kullanımında, yetki ve sorumluluğu doğrudan yerel yönetimlere vereceğiz.

YEREL YÖNETİMDE ŞEFFAFLIK Belediyelerin yatırım kararlarının, ihalelerinin ve harcamalarının düzenli olarak İnternet’te ilan edilerek kamu denetimine açılmasını sağlayacağız. • İmar planlarının yasal gereklilik olan askıya asılarak duyurulması ile yetinmeyecek, sürekli olarak İnternet üzerinden izlenebilmesine olanak tanıyacağız. • Belediye başkanlarının, yöneticilerinin servet beyanlarının her yıl yenilenerek İnternet’te yayınlanmasını yasal zorunluluk haline getireceğiz. • Başta belediye meclisi, kent konseyi, kent kurultayı, ekonomik ve sosyal konsey toplantıları olmak üzere kentle ilgili karar alma süreçlerini içeren önemli toplantıların yerel radyo ve televizyon kanallarında canlı olarak yayınlanmasını sağlayacağız.

YEREL YÖNETİMDE KATILIMCILIK • Yurttaşla belediye arasındaki anlaşmazlıkları çözüme kavuşturmak için, kent uzlaşma kurulları oluşturacağız. • Mahalle meclislerini ve forumlarını, kentteki katılımcı yönetimin etkin bileşenleri haline getireceğiz. • Yerel sivil inisiyatifleri teşvik edecek, mahalle örgütlenmelerini destekleyeceğiz. • Kentlerin planlanmasında yerel yönetimlerin meslek odalarıyla yakın iş birliği içinde çalışmasını sağlayacağız. • Kentlerin planlanması ve tasarlanmasında, mahalle eylem planı anlayışını uygulayarak mahallede yaşayanların önceliklerini dikkate alacağız.


MUHTARLAR • Muhtarların çağın gereklerine göre hizmet verebilmesi için gerekli altyapıyı oluşturacak, özlük hakları ve çalışma koşullarını iyileştireceğiz. • Büyük kentlerde, mahalle muhtarlıklarının boyutlarını daraltacak, tüm yurttaşların bireysel hizmet alabilmesine olanak tanıyacağız. • Mahalle muhtarlarının, belediye meclislerinde, köy muhtarlarının ise il genel meclislerinde sorumluluk bölgeleri ile ilgili konularda söz sahibi olmasını sağlayacağız

BÖLGESEL GELİŞME BÖLGESEL KALKINMA • Bölgeleri, ekolojik tehditlere daha dirençli hale gelmeleri için yeniden yapılandıracağız. • Kırsal alanlarda, eğitim ve sağlık başta olmak üzere temel kamu hizmetlerinin kalitesini kentlerle aynı seviyeye ulaştıracağız. • Bölgeler arası ekonomik ve sosyal gelişmişlik farkını hızla azaltmak amacıyla, başta GAP, DAP, DOKAP, ZBK, YHGP gibi uygulama aşamasında olan tüm bölgesel kalkınma projelerini hızla tamamlayacağız. • Az gelişmiş bölgelerin finans kaynaklarına erişimini kolaylaştıracağız. • Türkiye’nin AB bölgesel politikalarına uyumunun artırılmasını ve bu süreçle bağlantılı fonların daha geniş çapta ve daha verimli kullanılmasını sağlayacağız.

Bölgesel Kalkınma İçin Yerel Kaynakları Geliştireceğiz • Bölgelerin yerel kaynaklarına ve sahip oldukları bilgi birikimine uygun olacak şekilde bölgesel uzmanlaşmayı teşvik edeceğiz. • Yenilikçi bölgesel politika ve planlarla, kaynakların yerinde kullanılmasını sağlayacağız. • Tüm bölgelerde, yerel kaynaklara dayanan ve rekabet gücü yüksek sanayi sektörlerini destekleyeceğiz.
Yerel potansiyeli harekete geçirebilmek için üniversitelerle iş birliği içinde Ar-Ge faaliyetlerini teşvik edeceğiz.

Bölgeler Arası İş Birliğini Güçlendireceğiz • İl ve kent bazlı gelişim modeli yerine, bölgesel gelişme merkezlerini esas alan bir anlayışı benimseyeceğiz. • Altyapı hizmetlerini ve yatırımlarını gelişim havzalarının merkezlerine yoğunlaştıracağız. • Az gelişmiş bölgelerde sanayi envanterleri hazırlayacak, uygun sektörel özelliklerde bölgesel üretim ve gelişme kümeleri oluşturacağız. • Farklı bölgeler arasında, kaynak ve bilgi aktarımına dayanan ilişkilerin ve ortaklıkların kurulmasını teşvik edeceğiz. • Bölgelerin birbirleriyle ve dış dünya ile etkin iletişim kurabilmeleri, mal ve bilgi aktarımı sağlayabilmeleri için ulaştırma ve iletişim yatırımlarını artıracağız.

KENT AĞLARI • Farklı bölge ve kentlerin sosyal, kültürel ve ekonomik çeşitliliğini, gelişim ve dönüşümün temel birleştirici gücü olarak değerlendireceğiz. • Kentlerin birbirleriyle iş birliği yapmasını sağlayarak, geleceğe dönük yeni potansiyellerin ortaya çıkmasını sağlayacağız. • Kentler için geleneksel uzmanlaşma alanlarından akılcı uzmanlaşma alanlarına doğru yapısal bir dönüşüm gerçekleştireceğiz. • Birbiriyle ekonomik bağımlılık ilişkisi içerisinde bulunan kentler arasında yönetsel bütünlüğü ve eşgüdümü sağlamak amacıyla kentsel koalisyonlar oluşturacağız.

KALKINMA AJANSLARI • Kalkınma Ajanslarının etkinliğini artıracak, yönetim ve karar alma süreçlerinde iktidara yakınlık gözetmeksizin ilgili tüm STK’lerin temsil edilmesini sağlayacağız.
• Kalkınma Ajanslarının sorumluluk alanlarını ve kapsadıkları coğrafi birimleri yeniden tanımlayarak daha işlevsel hale getireceğiz. • Kalkınma Ajanslarının dağıttığı kaynakların, etkin ve adil kullanılmasını güvence altına alacağız. • Kalkınma Ajansları bünyesinde kuracağımız Girişimci Destek Ofisi ile fizibilite aşamasından nihai ürünün pazara sunulmasına kadar tüm iş süreçlerine dair sektörel bazda uzman desteği sağlayacağız.

DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU’NUN EKONOMİK KALKINMASI Öncelikli Yatırım Alanları • Yapılacak kamu yatırımları ile Bölge’de büyüme hızını Türkiye ortalamasının %2 üzerine çıkaracağız. • Aile Sigortası Programı ile Bölge’de yoksullukla etkin şekilde mücadele edecek, bölgeler arası gelir adaletsizliğini azaltacağız. • Aile Sigortası Programı ile yapılacak yardımlar aracılığı ile bölgede tüketimi artıracak, ekonomiyi canlandıracağız. • 2025 yılına kadar Bölge’de kişi başına düşen ortalama geliri Türkiye ortalamasının %70’i düzeyine çıkaracağız. • Güneş enerjisi kapasitesi çok yüksek olan bölgede, bu alandaki yatırımları teşvik edecek ve yeni nesil güneş pili endüstrisini kuracağız. • Bölgede petrokimyaya dayalı sanayi kümelenmeleri oluşturacağız. • Şeker fabrikalarını özelleştirme kapsamından çıkaracak ve şeker endüstrisini ayağa kaldıracağız. • Bölgede, çalışanların güvenliğini esas alacak şekilde madencilik sektöründeki potansiyeli canlandıracağız.

Doğru ve Yerinde Teşvik 
• Doğu ve Güneydoğu’da seçilmiş yatırımlara sıfır faizli ve uzun vadeli kredi vereceğiz. • Sektör temelinde, yeni, somut ve etkin bir yatırım teşviki uygulaması başlatacağız. 170 • Yeni tesis ve fabrikaların kurulmasını sağlamak amacıyla yerli ve yabancı sermayeye, doğrudan yatırım yapması koşuluyla güçlü teşvik sağlayacağız. • Bölgede KOBİ’ler ve aile işletmeciliğini destekleyecek, Küçük Girişim Kredisi’ni yaygınlaştıracağız. • Kalkınma için ekonomik teşvikleri ve sosyal yardımları doğrudan bölge halkına, işsiz ve yoksul kitlelere ulaştırabilecek kurumsal yapıyı hızla oluşturacağız. • GAP’ı Hızla Tamamlayacağız • GAP’ın öncelikli ve sürdürülebilir sektörleri olan yenilenebilir enerji, organik tarım, organik tekstil, organik gıda, teknoloji ve turizmin gelişimini sektörel kümelenmelerle destekleyeceğiz. • Güneydoğu Anadolu Projesi’ni (GAP) tüm boyutları ile dengeli bir şekilde hızla tamamlayacağız. • GAP’a ayrılmış kaynakların amaçları dışında kullanılmasını önleyeceğiz.

Bölgeler Arası Bütünleşmeyi Sağlayacağız
 • 16 milyar TL’yi aşan demir yolu yatırımlarıyla Bölge’yi, Akdeniz ve Karadeniz limanlarına ve komşu ülkelere açacağız. • Kars-Tiflis demiryolunu hızla tamamlayarak Doğu Anadolu ile Kafkasya ve Orta Asya arasında ekonomik ve ticari ilişkileri geliştireceğiz. • Ankara-Diyarbakır hızlı tren hattını bitireceğiz.


YURTTAŞ VE DEĞER TEMELLİ DIŞ POLİTİKA CHP’nin dış politikasına yön veren dört ana unsur vardır. Birincisi, yurttaşlarımızın güvenlik, huzur ve refahına öncelik veren, yurttaşı temel alan dış politika anlayışıdır. İkincisi, CHP’nin kuruluşundan ve sosyal demokrasiden gelen değerlerdir. Üçüncüsü, Türkiye’nin tarihi birikimini, coğrafi konumunu ve kültürel zenginliğini esas alan çoğulculuk düşüncesidir. Dördüncü unsur ise dünyaya açıklığımızı ve dünya ile bütünleşmemizi artıracak bölgesel iş birlikleri, ittifaklar ve ortaklıklar geliştirme anlayışıdır. CHP, yurttaş merkezli, değerleri temel alan, çoğulcu ve dünyaya açık, dünya ile barışık bir dış politikayı hayata geçirecektir

Tehlikeli Yalnızlık: Ne Yurtta Ne Dünyada Barış AKP, komşularla ilişkilerimizin düzeltildiği ve başta AB ve ABD olmak üzere güçlü aktörlerin Türkiye’ye destek verdiği olumlu bir dış politika ortamında iktidara gelmiştir. Yunanistan’la yakınlaşma diplomasisi kurulmuş, Suriye ile Adana, Rusya ile Avrasya Protokolleri imzalanmıştır. Önde gelen AB üyeleri ile ABD, Türkiye’nin AB’ye katılım sürecinin önündeki engelleri kaldırmaya çalışmıştır. Bugüne gelindiğinde ise Türkiye’nin tüm komşularıyla arası bozulmuş, AB ve ABD ile ilişkiler kopma noktasına gelmiştir. AKP, Türkiye’yi bölgesinde ve dünyada değersiz ve tehlikeli bir yalnızlığa sürüklemiştir. AKP’nin mezhepçi ve maceraperest dış politikası, komşularına karşı takındığı buyurgan üslubu ve tutucu otoriterliğe dönüşen politikaları yüzünden Türkiye’nin bu olumlu imajı değişmiştir. Türkiye örnek alınan bir ülke olmaktan çıkmıştır. AKP’nin, Trans-Atlantik, Kafkasya ve Orta Asya dünyasına sırt çevirerek yürüttüğü, Orta Doğu’da bölgesel güç olma çabalarıysa tam bir başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Türkiye, komşu ülkelerdeki bölünmelerin ve çatışmaların bir parçası haline getirilmiş, komşularının toprak bütünlüğüne göz diken ülke durumuna düşürülmüştür. 172 AKP’nin maceracı dış politikasının bedelini tüm yurttaşlarımız ödemektedir. Sadece Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı oldukları için, Orta Doğu’daki bazı topraklarda can güvenlikleri dahi tehlike altındadır. Yurttaşlarımız birçok ülke ile ticaret yapamamakta, önemli ticaret yollarından dışlanmaktadır. Türkiye artık bölgesinde ve dünyada ciddiye alınmayan, uluslararası süreçlerden dışlanan, hatta kimi komşularınca açıkça düşman olarak algılanan bir ülke konumuna getirilmiştir. AKP’nin dış politikası, “ne yurtta, ne dünyada barış” sağlamıştır. AKP’nin dış politika yönetimi, Cumhuriyet’in dünyada ve kendi bölgesinde yarattığı kimliğe ve birikime çok büyük zarar vermiştir.


Yurttaş Merkezli Dış Politika Dış politikada öncelik yurttaşlarımızın güvenliği, huzuru ve refahıdır. CHP, yurttaşlarımızın canını, hakkını ve refahını her zaman ve dünyanın her yerinde en etkin şekilde savunacak ve koruyacaktır. Coğrafyamız fırsatlar kadar tehlikelerle doludur. Devletler zayıflamakta, aşiret ve mezhep çatışmaları tırmanmakta, suç ve terör örgütleri ülkeleri kan gölüne çevirmektedir. Ülkemizin geleceğini düşünürken bu tehlikeleri yakından izlemek ve yurttaşlarımızın güvenliğini teminat altına almak gerekmektedir. CHP iktidarında devlet, politikaları ile yurttaşlarının canını tehlikeye atan değil, dünyanın neresinde olursa olsun yurttaşlarına güven veren bir aktör olacaktır. Girişimcilerimizin meşru haklarının korunması ve yatırım olanaklarının artırılması, öncelikli dış politika hedeflerimizden olacaktır. CHP iktidarında özellikle sınır bölgelerimizde teröre karşı uluslararası iş birliği ile hareket edilecek ve akılcı bir güvenlik politikası izlenecektir. Radikal terör örgütlerine karşı, özellikle AB, ABD ve Rusya güvenlik yapıları arasındaki eşgüdüme katkı sağlanacaktır. Türkiye’nin hedefi, terör örgütlerinin ve mezhep savaşlarının bölge halkına ve yurttaşlarımıza zarar vermesinin engellenmesi amacıyla, bölge ülkelerinin güvenlik kurumlarının çağdaş ilkeler altında güçlendirilmesine 173 katkıda bulunmak olmalıdır. Bölgede güvenliğin sağlanması için, güçlü bir bölgesel iş birliğinin temelini atmak olmalıdır.

Değerleri Temel Alan Dış Politika Değerlerimizin kaynakları, Cumhuriyetimizin tarihinde ve sosyal demokraside bulunmaktadır. CHP barışçıl bir dış politika izleyecektir. Barışçılık, kurucu liderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün "yurtta sulh, cihanda sulh" sözü ile bizlere çizdiği en önemli hedeflerden biridir. Barışçılık bölgede ve dünyada istikrar, huzur ve refahın teminatıdır. CHP, tüm dış politika sorunlarının barışçı ve diplomatik yollardan çözülmesi için çalışacaktır. CHP iktidarının dış politikası insan hak ve özgürlüklerine dayalı olacaktır. İnsan haklarının, bölgemizde ve dünyada uluslararası hukukun kurumlarının ve kurallarının temel belirleyeni olması, CHP’nin en önemli hedeflerindendir. CHP iktidarı, insan haklarının güçlendirilmesi için uluslararası örgütler ve sivil toplum örgütleri ile iş birliği içinde çalışacaktır. Türkiye insan haklarına saygılı, örnek bir ülke olacak; insan hakları örgütlerinin lider ülkesi ve yılmaz destekçisi konumuna gelecektir. Uluslararası hukuk dış politikanın meşruiyetinin temelidir. CHP’nin dış politikası uluslararası hukuka saygıyı esas alacaktır. Türkiye uluslararası hukuka riayet eden, uluslararası hukukun gelişimine katkıda bulunan bir aktör haline gelecektir. CHP dış politikasını çok taraflı kurumlarla ve uluslararası toplumla ile uyum içinde yürütecektir. Türkiye, BM başta olmak üzere üyesi olduğumuz tüm uluslararası kuruluşlarda barış, istikrar ve kalkınmanın sağlanması için her türlü katkıyı yapacaktır. Anlaşmazlıklarda tüm taraflarla iletişim halinde olacaktır. CHP, ülkelerin bağımsızlığına, egemenlik haklarına ve toprak bütünlüklerine saygı duyacaktır. CHP iktidarının dış politikası, eşitlikçi olacaktır. Türkiye, her ülkenin eşit haklara sahip olduğunun ve her ülkeye eşit oranda saygı gösterilmesi gerektiğinin bilincinde olarak hareket edecektir. Türkiye hiçbir ülkeye "ağabeylik" taslamayacak, tüm muhataplarına "eşit ortaklar" olarak yaklaşacaktır. 174 CHP iktidarının dış politikası dayanışmacı olacaktır. CHP, tüm dünyada sosyal adaletin yerleşmesi, ekonomik eşitsizlikler ile gelir dağılımındaki adaletsizliklerin giderilmesi için çalışacaktır. Yoksulluğun ve insan onurunu inciten koşulların yok edilmesi, CHP’nin öncelikli hedeflerinden olacaktır. Türkiye’nin farklılıkları ve çok kültürlülüğü en önemli dış politika gücüdür. AKP öncesi hükümetler dış politikada Türkiye’nin çok boyutlu kimliğini ön plana çıkarmaya çalışmıştır. Türkiye, barındırdığı her kültürle başka bir coğrafyaya bağlanabilir. Türkiye, sahip olduğu demokrasi deneyimi, Batı’yla ilişkileri, inanç ve değerleri, laikliği ile özgün bir ülkedir. Türkiye farklı bölgelerin kültürel özelliklerini taşımaktadır. Bu nedenle çevremizde bulunan ve farklı kültürlere sahip olan ülkeler Türkiye’yi kendilerine yakın hissetmektedir. Çok renkliliğini ve çok sesliliğini koruduğu müddetçe de bölgesinin en önemli cazibe merkezi olacaktır. Türkiye bütün dini ve mezhepsel kimliklere saygılı, seküler yapısıyla, Anadolu’nun kültürünün ve dini geleneklerinin bütün bölge ülkelerine de ışık tutacağı bir istikrar odağı haline gelecektir. Dış politikamız tüm kültürlere, dinlere, mezheplere eşit mesafede olmalı, bunların barış ve huzur içinde yaşadığı bir dünya için dünya siyasetine katılmalıdır. İşte bu yüzden CHP, dış politikada tüm inançlar arasında eşitliği sağlayan laiklik ilkesini savunmaktadır. İşte bu yüzden dış politikada, özgürlüğün, eşitliğin ve demokratik yaşam biçimlerinin teminatı ve toplumsal ahengin dayanağı olan sekülerizm başta olmak üzere, Cumhuriyetimizin tüm kazanımlarına sıkı sıkıya bağlı kalınacaktır.

Dünyaya Açık Dış Politika CHP, bölgesel bütünleşme çabalarına hız verecektir. Bu kapsamda serbest ticaret antlaşmalarının, yatırımların karşılıklı teşvik edilmesi ve korunmasına dönük antlaşmaların; serbest dolaşım düzenlemelerinin; bilim, kültür ve eğitim alanlarındaki iş birliği antlaşmalarının akdedilmesine hız verilecek ve daha da önemlisi bu anlaşmaların etkin olarak uygulanması sağlanacaktır. CHP liderliğinde Türkiye, bölgesine ve dünyaya hiç olmadığı kadar açık hale gelecektir. 175 Türk dış politikasının tarihinde kökleşmiş olan Avrupa yönelimi CHP iktidarında devam ettirilecektir. AKP’nin, ideolojik saplantılarla, Türkiye’yi ve Türk dış politikasını Orta Doğululaşmaya sürüklemesine son verilecektir. CHP, Avrupa'yı temelinde demokrasi, insan hakları ve sosyal devlet bulunan bir değerler bütünü olarak tanımlamaktadır. Bu şekilde tanımlanmış bir Avrupa'nın parçası olmak Türkiye'ye güç katacaktır. AB ülkeleri ve ABD, teknolojik yenilik, yeni kurumlar oluşturma ve yeni uluslararası ortaklık kurma kapasiteleri bakımından öncül konumlarını sürdürmektedir. Türkiye insan haklarına, demokrasiye, eğitime, teknolojiye, kadınlara, sanata önem veren bu ailenin parçası olmalıdır. AB, yakın bölgelere yönelik komşuluk, göç ve enerji politikalarına öncelik vermektedir. Türkiye’nin yeni bir genişleme sürecinde yer alması, bu alanlarda ortaya koyacağı politikalara katkıda bulunmasına bağlıdır. AB değerlerini içselleştirmesine ve yakın çevresinde temsil etmesine bağlıdır. Yalnızca CHP, Türkiye'nin durma noktasına gelen AB sürecini yeniden canlandırabilecek vizyona sahiptir. CHP, sol, sosyal demokrat müttefikleri ile beraber hem Avrupa’nın reformuna katkıda bulunacak, hem de Türkiye’ye kapanan kapıları açacaktır. Türkiye'nin AB'ye adaylığını CHP başlatmıştır, bu süreci başarıyla tamamlayacak olan da yine CHP’dir. Dünya Savaşı sonrasında Orta Doğu’da bölge dışı dinamiklerin etkisiyle oluşturulan sistem, bölge halklarının özgürlük ve refah beklentilerini karşılamakta zorlanmaktadır. Ortaya çıkan otoriter rejimler bölgede yaşanan gelişmeler sonucu teker teker yıkılmaktadır. Ancak halkların demokratik siyasi talepleri ile başlayan hareketler, radikal örgütler tarafından kullanılarak tekrar dikta rejimlerine dönüştürülmek istenmiştir. Bu tehlikeli gidişatı daha da karmaşık hale getiren husus, bölgemizde bir mezhep savaşının körüklenmesidir. Bu savaşların altında ezilenler barış, özgürlük ve insanca yaşama beklentisi içindeki bölge halklarıdır. Bu halklar, Cumhuriyetimizin özgürlükler ve refah anlamında kendi halkına sağladığı büyük olanaklar nedeniyle Türkiye’ye hep gıpta ile bakmıştır. CHP, Türkiye’yi Orta Doğu’da tekrar itibarlı, güvenilir ve sorun çözücü örnek bir ülke konumuna getirecektir. Orta Doğu’daki komşularımıza yönelik buyurgan üslup, saldırgan tavır ve mezhepçi politikalar terk edilecek, onun yerini yapıcı diyalog, iyi, kalıcı ve sürdürülebilir ilişkiler alacaktır. 176 Avrupa yönelimi canlanan Türkiye, Balkanlar’da daha etkin olacaktır. İdeolojik saplantılardan mezhepçilikten uzak bir politika gütmeye başlayan bir Türkiye, Kuzey Afrika’da ilişkilerini yeniden canlandıracaktır. Dostlarını eşitleri olarak kabul eden, Batı dünyası ile iyi ilişkileri ile tekrar cazibe merkezi haline gelen bir Türkiye, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile ilişkilerini güçlendirebilecek, ekonomik entegrasyonu artırabilecek ve bu ülkelerle Batı dünyası arasında bir köprü işlevi görecektir. CHP, Türk dış politikasını dünyanın yükselen coğrafyalarına da açacaktır. Bu coğrafyalarda Türkiye’nin mevcudiyeti göstermelik, şatafatlı ziyaretlerin ötesine ancak CHP’nin yürüteceği çok taraflı politikalarla taşınacaktır. Avrupa, Asya, Kuzey ve Güney Amerika’da kıta temelli bölgesel birliklerin oluşumunun yanı sıra ülkeler arasında kıta sınırlarını aşan ortaklıklar kurulmaktadır. Ülkemiz birden çok bölgenin ve çok sayıda yeni güç merkezinin yer aldığı bir coğrafyada bulunmanın verdiği önemli üstünlüklere sahiptir. Yurttaşlarımız için en üst düzeyde barış, güvenlik ve refahın sağlanması, yakınımızdaki tüm bölge ve ortaklıklarla iş birliği fırsatlarını iyi değerlendirmemize bağlıdır. CHP Türkiye’nin bölgesel iş birliği alanlarını güçlendirme kararlılığındadır. Asya kıtasında hızlı bir ekonomik büyüme yaşanmaktadır. CHP, dünya ekonomisinde ağırlığı artan bu ülkelerle ortak paydaları bularak ekonomik ve kültürel ilişkilerimizi en üst düzeye taşıyacaktır. CHP, güçlü Sosyalist Enternasyonal bağları ile, dayanışmacı ve eşitlikçi politikaları ile Türkiye’yi Latin Amerika’da saygı duyulan ve sevilen bir aktör haline getirecektir. Afrika kıtasını kendi içindeki hesaplaşmaların oyun alanı olarak görmeyen bir Türkiye, tüm Afrika ülkeleri ile dayanışma ve kalkınma ortaklığı temelinde kalıcı ilişkiler geliştirecektir. CHP’nin değerler temelli, çok taraflı ve çoğulcu politikaları ile Türkiye, Kuzey-Güney ve Doğu-Batı eksenlerinde uluslararası hareketliliğin merkezi haline gelecektir.


CHP’nin HedeFİ: Barış, Demokrasi ve Kalkınma CHP, dış politikada öncelikleri iyi belirlenmiş, enerjisini önceliklerine yoğunlaştıran, diplomatik hayatın gerektirdiği nezakete riayet eden yapıcı bir anlayışı öne çıkaracaktır. CHP’nin dış politikasında, maceraperestliğe, hamasete, iç politik kaygılarla sorumsuz davranışlara yer olmayacaktır. 177 CHP’nin hedefi AKP’nin dış politikamızda ve bölgemizde açtığı yaraları sarmaktır. CHP, temellerini attığı Cumhuriyet dış politikasını tekrar ayağa kaldıracaktır. Dış politika, yeniden, temelinde yurttaş olan, yurttaşın güvenliği ve huzuru bulunan, evrensel değerler üzerinde yükselen bir eksene oturtulacaktır. CHP “yurtta barış, cihanda barış” hedefine ulaşmak için ülkemizin bütün kaynaklarını seferber edecektir. CHP’nin yurttaş merkezli, değer temelli, çoğulcu, barışçı ve dünyaya açık, tutarlı politikaları, Türkiye'yi bölgesel barış, kalkınma ve demokrasi merkezi haline getirecektir. CHP iktidarında Türkiye, yeniden, sorumluluklarını bilen, ortak hedeflere ulaşmak için iş birliği yapan, diplomatik nezaketi ile örnek olan, güvenilir ve itibarlı bir ülke olacaktır. Dış politikamızdaki ana ilkelerimizden biri, yurttaşlarımızın akraba topluluklarının bulundukları ülkelerde demokratik haklarını en ileri düzeyde kullanabilmelerine, özgür şekilde ve iyi koşullarda yaşayabilmelerine katkıda bulunmaktır. Bu yaklaşım Türkmen, Kürt, Kafkas, Balkan veya Orta Asya kökenli yurttaşlarımız arasında hiçbir ayrım gözetmeksizin uygulanacaktır. Bu hedefe dönük adımlar, CHP’nin temel dış politika ilkeleri arasında yer alan, “komşuların iç işlerine karışmama” yaklaşımı ile uyumlu olacaktır. CHP, Türkiye’nin bölgesinde barışın ve güvenliğin tesis edilmesi ve yeniden örnek bir ülke haline gelmesi için ülkemizin pusulasını tekrar çağdaş medeniyet yoluna çevirmesi gerektiğine inanmaktadır. CHP iktidarında AB ile yarım kalmış üyelik sürecinin tamamlanması için gereken tüm adımlar ivedilikle atılacaktır. AB üyelik sürecinde ülkemizin ilerlemesi, yürütülen Trans Atlantik ticaret ve yatırım müzakerelerinde ülkemizin hak ettiği yeri almasına katkı sağlayacaktır. CHP, TTIP vasıtasıyla elde edeceğimiz saygın konumu ve yumuşak gücü evrensel demokratik ilkeler çerçevesinde bölgemizde istikrarın yeniden tesisi yolunda kullanacaktır. Bu sayede bölge halkları ile karşılıklı çıkar kanallarının yeniden açılması mümkün hale gelecektir.




AVRUPA BİRLİĞİ AB Üyesi Türkiye 
• 1963 yılında başlattığımız AB sürecini, iktidara geldiğimizde tam üyelikle sonuçlandıracak ve Türkiye’yi AB’nin saygın bir üyesi yapacağız. • Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana çağdaş uygarlık ve demokrasi yolundaki kararlı yürüyüşümüzü, AB üyeliğiyle yükselterek devam ettireceğiz. • AB’deki sosyal demokrat partilerle dayanışma halinde, medeniyet çatışmalarından ve önyargılardan uzak bir Avrupa yaratılmasına katkı sunacağız.

AB’yle Müzakereler 
• AB’ye tam üyelik gerçekleşene kadar, vize, tarım destekleri ve bölgesel kalkınma alanlarında halkımızın refahı için etkin müzakereler yürüteceğiz. • Türkiye’nin AB’yle, AB’nin de Türkiye’yle daha barışçı ve güçlü olacağını ilgili tüm kesimlere anlatacağız. • AB’ye tam üyeliğimizin adil olmayan tek taraflı ödünlere bağlanmasına karşı çıkacağız. • Kıbrıs Türk halkının meşru taleplerinin AB tarafından dikkate alınmasının, Avrupa ideallerine en uygun siyaset olduğunu her fırsatta tekrarlayacağız. • AB ile ABD arasında müzakere edilmekte olan Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşması’nda Türkiye’nin çıkarlarının korunmasını sağlayacağız.

YURT DIŞINDAKİ İNSANLARIMIZ Eğitim • İhtiyaç duyulan alanlar için öğretmen atamaları yapacak, atamalarda Avrupa’da yaşayan Türkiye kökenli eğitmenlere öncelik vereceğiz. 179 • Eğitimlerine Türkiye'de devam etmek isteyen gençlerimizin, yıl kaybına uğramamaları için gerekli düzenlemeleri yapılacağız.

Kültürel Etkileşim • Kültürleri ayıran değil, birleştiren bir dış politika izleyeceğiz. • Kültürel etkileşimi artırmak ve yurt dışında yaşayan gençlerimize danışmanlık hizmetleri sunmak amacıyla “Uluslararası Gençlik Merkezleri” kuracağız. • Türkiye’nin AB üyeliği sürecinde yurt dışında yaşayan insanlarımızın katkı ve desteğini alacağız.

Diplomatik Girişimler • Çifte vatandaşlık hakkının kazanılması için gereken tüm diplomatik girişimleri gerçekleştireceğiz. • Diplomatik girişimlerle Türkiye kökenlilerin can ve mal güvenliğini artıracağız.

Temsiliyet • Yurt dışındaki yurttaşlarımızın sorunlarının TBMM’ye daha etkin şekilde taşınması için yurt dışı seçim bölgeleri oluşturacağız. • Her 300 bin seçmene bir milletvekili düşecek şekilde, yurt dışındaki yurttaşlarımızın TBMM’de 10 milletvekili ile temsil edilmesini sağlayacağız.

Askerlik • Yurt dışında verilen “askerlik yapamaz raporunun” Türkiye tarafından da kabul edilmesi sağlayacağız. • Yurt dışında yaşayan yurttaşlarımızın askerlik hizmetini, tanıtım programlarında görev yaparak tamamlamalarına olanak tanıyacağız.

Yurt Dışındaki Hizmetler • Yurt dışı temsilciliklerinde, öncelikle yurt dışında yetişmiş genç insanlarımızın görev almalarını sağlayacağız. • Konsolosluk hizmetlerini geliştirecek, işlem harçlarını yarı yarıya düşüreceğiz.

Türkiye’deki Hizmetler • Mavi kart sahiplerinin Türkiye’deki işlemlerini kolaylaştıracağız. • Emeklilerin yurt dışından getirdikleri araçları Türkiye’de daha uzun süre kullanabilmesine olanak tanıyacağız. • Gümrük kapılarındaki sorunları kurumsal tedbirlerle gidereceğiz.

ULUSLARARASI KURULUŞLARLA İLİŞKİLER • Türkiye’nin üye olduğu bütün uluslararası kuruluşlarda ulusal ve bölgesel sorunları etkili bir şekilde dile getirirken, ulusal önceliklerimizi kararlılıkla savunacağız. • Uluslararası kuruluşlarda daha çok yurttaşımızın etkili görevler almasını sağlayacak, ülkemize ve insanlığa daha fazla hizmet edeceğiz. • Üyesi olduğumuz NATO'nun bir savunma ittifakı olarak görevlerini etkili bir şekilde yerine getirmesini destekleyeceğiz. • İttifak üyelerinin sorumluluklarının gereğini eksiksiz ve zamanında yapmalarını isteyecek ve ittifakın BM Güvenlik Konseyi’yle uyum içinde hareket etmesini sağlamaya çalışacağız.

Barış İçin Uluslararası İş Birliği • Tüm dış ilişkilerimizde BM yasasını temel kılavuzumuz, “Yurtta sulh dünyada sulh” sözünü ana ilkemiz olarak kabul edeceğiz. • BM ve üyesi olduğumuz kuruluşların düzenlediği ve meşruiyetini BM Güvenlik Konseyi’nin bağlayıcı kararlarından alan uluslararası barışı ve güvenliği koruma operasyonlarına katkı sağlayacağız. • Nükleer ve kimyasal silahların yayılmasını önlenmek için verilen mücadeleye etkin bir şekilde katılacağız. • Kitle imha silahlarından arınmış bir dünyaya ulaşmak için bütün uluslararası platformlarda katkı sunacağız.

Daha Adil Bir Dünya • Uluslararası kuruluşlarda eşitlik ilkesinin yerleşmesi ve herkesin görüşünün dikkate alınması için gerekli girişimlerde bulunacağız. 181 • Dünyada yoksullukla mücadele eden, kadın haklarını savunan ve hukukun üstünlüğünü öne çıkaran bir düzen kurulmasına yönelik uluslararası girişimleri destekleyeceğiz. • Sosyal demokrat bir parti olarak, ülkeler arasındaki ekonomik uçurumların ve küresel gelir dağılımındaki adaletsizliklerin giderilmesi için çalışacağız.

ORTA DOĞU Orta Doğu’da Model Ülke Türkiye • Türkiye için, Ortadoğu’da maceracılıktan, kibirden, fırsatçılıktan ve hamasetten uzak bir dış politika ile sözüne güvenilir ve saygın bir ülke modeli yaratacağız. • Türkiye’nin, Orta Doğu’da istikrar üreten, tutarlı ve yapıcı bir ülke olarak, saygınlığını yeniden kazanması için kararlılıkla çalışacağız. • Laikliğe, kadın-erkek eşitliğine ve insan haklarına vereceğimiz önemle Türkiye’yi bölgesinde ilham kaynağı olan bir ülke yapacağız. • Barış çabalarına yapacağımız katkılarla samimiyetimizi ve inandırıcılığımızı yeniden tesis edecek, Türkiye’yi Orta Doğu’da güçlü, istikrarlı ve müreffeh bir lider ülke yapacağız. • Komşularımız ve bölge ülkeleriyle buyurgan olmayan ve karşılıklı ilişkileri geliştirmeye dayanan kapsamlı ilişkiler inşa edeceğiz. • Komşularımızın iç işlerine müdahale etmeyecek, bağımsızlık, egemenlik ve toprak bütünlüklerine saygı duyacağız.

Orta Doğu’da Barış ve İstikrar • Mezhepçi ve dogmatik siyasete son vereceğiz. İnancı ne olursa olsun, insana insan olduğu için her yerde sahip çıkacağız, saygı göstereceğiz. • İsrail-Filistin sorununa, iki devlet esasına dayalı kalıcı bir çözüm bulmak için yapılan girişimlere destek olacağız. • Orta Doğu barış sürecine olumlu katkı yapma gücümüzü artırmak amacıyla Türkiye-İsrail ilişkilerinin normalleşmesi için gerekli koşulları oluşturacağız. 182 • Orta Doğu’da demokratikleşme, basın özgürlüğü, kadın hakları ve sivil toplum alanlarındaki tüm ilerlemeleri destekleyeceğiz. • Bölgede, dış müdahaleleri ve askeri çözümleri değil, barışçıl yöntemleri ve diplomasiyi öne çıkaracağız.

Orta Doğu’da Güvenlik • Bölgeye yayılan her türlü terör örgütüyle mücadele etmek için kararlılıkla tedbirlerimizi alacağız. • Terörle mücadelede, BM Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararlarına uyacağız. • Yurttaşlarımızın, bölgede güven içinde seyahat edebilmeleri ve yatırım yapabilmeleri için gerekli koşulları sağlayacağız.

SURİYE • Suriye’de Barış ve İstikrarı Sağlamaya Dönük Adımlar Kalıcı barışı sağlamaya dönük bütün uluslararası girişimleri ve BM Suriye Özel Temsilcisi’nin çalışmalarını destekleyeceğiz. • Suriye halkının dostumuz olduğunu hiç unutmadan, iç savaşın taraflarıyla görüşebilen bir siyasi parti olarak, Suriye’ye barış ve güven getirmek için samimiyetle çalışmaya devam edeceğiz. • Suriye’de sürmekte olan savaşta taraf tutmayacak, Suriye’nin geleceğine dış müdahaleler olmaksızın Suriye halkının karar verebileceği koşulların yaratılmasına yardımcı olacağız. • Türkiye ile Suriye arasındaki ekonomik ilişkileri yeniden hukuki zemin içinde canlandıracağız. • Suriye ile sağlıklı ekonomik ilişkiler kurarak, bölgemizi ve kentlerimizi yeniden inşa ederek kalkındıracağız.

Terörle Mücadele • Uluslararası anlaşmalar çerçevesindeki yükümlülüklerimizi yerine getirerek Türkiye’nin teröre destek veren bir ülke olarak anılmasını engelleyeceğiz. 183 • IŞİD başta olmak üzere, Irak ve Suriye’deki teröristlere yapılan her türlü yardımı önleyeceğiz ve teröre karşı kesin bir tavır alacağız. • Irak ve Suriye’de etkin olan terör örgütlerinin ülkemiz için yarattığı güvenlik tehditlerini ortadan kaldıracağız. Topraklarımızda yuvalanan terör unsurlarını temizleyeceğiz. • Türkiye havalimanlarının ve sınırlarının Irak ve Suriye’ye giden teröristlerin bir sıçrama tahtasına dönüşmesini önleyeceğiz. Geçişlere aracılık eden iç unsurlarla yasal yollarla etkin biçimde mücadele edeceğiz.

Suriyeli Sığınmacılar • Suriye’deki savaş nedeniyle ülkemize sığınan kardeşlerimizi insanlığa yakışır koşullarda, düzenli bir şekilde misafir edeceğiz. • Sığınmacılara yapılan yardımların şeffaf ve denetlenebilir olmasına özen göstereceğiz. • Şaibeli yardımları ya da insani yardımların suistimalini kararlılıkla araştıracağız. • Suriye’den gelen göç dalgasının getirdiği sorunlarla baş etmek için uluslararası kuruluşları bir an önce harekete geçireceğiz. • Sığınmacı kardeşlerimizin, Suriye’ye dönebilmeleri için gerekli barış ortamının yeniden sağlanması için yürütülen girişimlere aktif destek olacağız.

IRAK • Irak toplumunun tüm katmanlarının hakça temsil edileceği katılımcı bir demokrasiye kavuşabilmesi için Irak halkına her türlü desteği vereceğiz. • Türkiye ile Irak'ın ortak çıkarlarının gerektirdiği her alanda merkezi Irak Hükümeti ve Kürt Bölgesel Yönetimi ile Irak Anayasası’nın çizdiği sınırlar içerisinde iş birliğimizi geliştireceğiz. • Irak’ı oluşturan tüm unsurlarla eşit ve iyi ilişkiler kuracağız. • Türkmenlerin sorunlarının adil biçimde çözümlenmesine katkıda bulunacağız.

Irak’la Ekonomik İlişkiler • Irak Merkezi Yönetimi ve Kürt Bölgesel Yönetimi’nin anayasal hükümler çerçevesinde varacakları mutabakat uyarınca, Irak ile enerji iş birliğimizi, kaynaklarımızın çeşitlendirilmesini de içerecek şekilde en üst seviyeye çıkarmaya çalışacağız. • Irak’la ekonomik ilişkileri olan yurttaşlarımız ve iş dünyası için, elverişli koşulların geliştirilmesine dönük adımlar atacağız. • Irak’ın inşasında şirketlerimizin yeniden etkin şekilde rol almalarını sağlayacağız. • Irak’ın bölgemizde önde gelen ticari ortağımız haline gelmesine çalışacağız.

Irak’la İlişkilerde Güvenlik • Irak'ın, komşularının kamu düzenine ve toprak bütünlüğüne yönelik her türlü hareket ya da girişime engel olması için çalışacağız. • Irak topraklarından Türkiye'ye herhangi bir tehdidin yöneltilmesine olanak verilmemesi için girişimlerde bulunacağız.

İRAN • Komşumuz İran’la geleneksel iyi ilişkilerimizi sürdüreceğiz. • Ekonomik ilişkilerin yanı sıra başta turizm olmak üzere ilişkilerimizi çok yönlü olarak güçlendireceğiz. • İran’la yürütülen ticari ilişkileri kendi kişisel çıkarları için suistimal eden ve kamu görevlileriyle rüşvet ilişkisine giren şahısların tüm karanlık ilişkilerini aydınlatmak ve bu şahısları yargı önüne çıkarmak için gerekli adımları atacağız.

MISIR • Mısır’la bozulan ekonomik, kültürel ve siyasi ilişkilerimizi güven, dostluk ve dayanışma temelinde yeniden inşa edeceğiz. • Mısır’la iş birliği halinde bölge sorunlarının giderilmesi için çalışacağız. 185 • Mısır’ın iç siyasetini, Türkiye kamuoyunu yanıltmak üzere kullanan anlayışa son vereceğiz. • Başta TRT ve AA tarafından olmak üzere, yapılan tek taraflı yayınların Türk ve Mısır halklarının dostluk ilişkilerini bozmasına izin vermeyeceğiz.

ABD • ABD’yle ilişkilerimizi karşılıklı saygı, güven ve süreklilik çerçevesinde en üst düzeye çıkaracağız. • Bunu yaparken eşitlik temelinde yeni bir anlayışla ve iki ülkenin de Batı dünyası içinde özgün bir konuma sahip oldukları düşüncesiyle hareket edeceğiz. • Gelişen bölgesel ve uluslararası gündeme göre değil, kalıcı ortak değer ve çıkarlara göre iş birliği yapacağız. • Türkiye ile ABD arasında yeni bir kültürel ve sanatsal diyalog ortamı yaratacağız. • ABD’ye yükseköğrenim için giden genç yurttaşlarımızın güven köprüsü oluşturmalarını teşvik edeceğiz.

ABD ile Ekonomik İlişkiler • ABD’yle stratejik ve askeri ilişkilerle sınırlı olmayan başta ekonomik, bilimsel ve kültürel etkileşime açık yeni bir ortaklık tesis edeceğiz. • İş dünyamızı ABD ile daha kapsamlı ve derin ekonomik ilişkiler kurmaları için teşvik edeceğiz. • İş dünyası için lojistik ve iletişim desteğini sağlayacağız. • Türkiye’deki üniversite ve tekno-kentlerin ABD üniversiteleriyle önemli alanlarda ortak projeler geliştirmeleri ve iş birliğine gitmeleri için gerekli zemini hazırlayacağız.

YUNANİSTAN • Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin iyi komşuluk ve dostluk temelinde geliştirilmesi için çalışacağız. 186 • Ege Denizi’ni halklarımızı ayıran değil, birleştiren bir denize dönüştüreceğiz. • Bu amaçla öncelikle Ege’deki illerimiz ve Yunan adaları arasında ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda etkileşimi artıracağız. • Ege sorunlarını ikili görüşmeler yoluyla hakkaniyet ilkesine göre çözmeye çalışacağız. • İkili planda çözülemeyen sorunları ise yine karşılıklı mutabakat sağlanması halinde uluslararası hukuk mercileri önünde sonuçlandırmayı hedefleyeceğiz. • Özgürlükçü demokrasi ve hukuk devleti anlayışımız uyarınca azınlık mensupları ve kurumlarının tüm medeni, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel haklardan ve azınlık haklarından eksiksiz yararlanmalarını yasal düzenlemeler yoluyla teminat altına alacağız.

Batı Trakya’daki Türkler • Batı Trakya Türk azınlığının sorunlarının çözümü için, geçmişteki girişimlerden de gerekli dersleri çıkararak, Yunanistan’la sonuç odaklı müzakereler yürüteceğiz. • Batı Trakya'da yaşayan Türk nüfusun, Lozan Antlaşması'ndan ve diğer uluslararası antlaşma ve sözleşmelerden kaynaklanan hak ve çıkarlarının korunması için kararlılıkla çalışacağız.

Batı Trakya’daki Türkler • Batı Trakya Türk azınlığının sorunlarının çözümü için, geçmişteki girişimlerden de gerekli dersleri çıkararak, Yunanistan’la sonuç odaklı müzakereler yürüteceğiz. • Batı Trakya'da yaşayan Türk nüfusun, Lozan Antlaşması'ndan ve diğer uluslararası antlaşma ve sözleşmelerden kaynaklanan hak ve çıkarlarının korunması için kararlılıkla çalışacağız.
• Kıbrıs Türk halkı uluslararası alanda eşit temsil olanağına kavuşana kadar, Kıbrıslı Türklerin siyasi temsili için gerekli tüm desteği vereceğiz. • Kıbrıs'ta makul bir süre içinde bir çözüme ulaşılamaması halinde, KKTC'nin uluslararası alanda tanınması için aktif bir diplomasi stratejisi uygulayacağız.

KKTC ile İlişkiler • KKTC’nin egemenlik haklarını ve demokratik iradesini savunacağız. • KKTC’nin iç işlerine müdahale edilmesine izin vermeyeceğiz. • Kıbrıs Türk halkının haysiyetini inciten söylem ve uygulamalara son vereceğiz. • Bağımsız KKTC’nin anayasal kurumlarıyla karşılıklı saygı çerçevesinde iletişim kuracağız.

KAFKASYA • Rusya’yla varılacak anlayış birliği çerçevesinde, Kuzey Kafkasya’daki akraba topluluklar ile ülkemizdeki Kafkas göçmenlerinin ekonomik ve kültürel ilişkilerinin geliştirilmesine çalışacağız. • Başta Rusya olmak üzere, Kafkasya ve Hazar havzasının enerji kaynaklarının Batı'ya aktarılmasında Türkiye’nin vazgeçilmez bir transit koridor olması için çalışacağız.  • Komşumuz Azerbaycan'la kardeşlik bağlarımızı, karşılıklı güven esasına dayalı olarak daha fazla güçlendireceğiz. • Dağlık Karabağ sorununun Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü çerçevesinde müzakereler yoluyla çözüme kavuşturulması için girişimlerde bulunacağız. • Ermenistan'la iyi komşuluk ilişkileri kurulmasını amaçlayacak ve Türkiye ile Ermenistan arasındaki sorunları çözme çabası içinde olacağız. • Güney Kafkasya'da barış ve istikrarın sağlanması ve bunu takiben bölgenin sürdürülebilir bir barış ve iş birliği ortamı içinde kalkındırılmasına yönelik olarak yapıcı ve etkin şekilde çalışacağız.

RUSYA Ekonomik İlişkiler • Rusya Federasyonu’yla ekonomik ve ticari ilişkilerin daha fazla geliştirilmesini sağlayacağız. • Türk girişimcilerinin başta Rusya olmak üzere Avrasya Ekonomik Birliği’ndeki varlıklarını destekleyecek, ulusal mevzuatların ve pratiklerin yarattığı sorunların çözümü için yapıcı destek vereceğiz. • Turizm sektörünün geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesi için iki ülkenin girişimcileri, yerel yönetimleri ve sivil toplum kuruluşları arasında temas ve iş birliğini sağlayacak mekanizmalar kuracağız. • Türkiye'nin enerji güvenliği konusunda, kişisel ilişkilerden uzak, iki devletin de sahip olduğu kurumsal birikimi dışlamadan ve olabildiğince şeffaf temaslar kuracağız. 


Eğitim, Bilim ve Sanat Alanlarında İş Birliği • Eğitim, teknoloji ve sanat alanlarında Türkiye’nin ve Rusya’nın önde gelen üniversitelerinin iş birliği yapmasını sağlayacak kurumsal düzenlemeleri gerçekleştireceğiz. • İki ülke arasında eğitim ve bilim alanlarında kurulacak iş birliğini hem piyasaya dönük olarak hem de sosyal ve kültürel içeriği ile destekleyeceğiz. • Ar-Ge ve yenilikçilik alanlarında Rusya’nın olanaklarının, Türkiye'deki girişimcilik kültürü ile birleştirilmesi için çalışacağız.

Barış ve İstikrara Dönük Adımlar • Ukrayna ile Rusya arasındaki gerilimlerin barışçı biçimde ve bölgede daha fazla istikrarsızlığa yol açmadan çözülmesini destekleyeceğiz. • İlhakını tanımadığımız Kırım’da Tatarların haklarının korunması konusunda ısrarlı olacağız.

Türkiye’deki Ruslar, Rusya’daki Türkler • Türkiye ve Rusya arasındaki sosyal ve kültürel ilişkileri derinleştirecek, her iki ülkede yaşamakta ve çalışmakta olan yurttaşların iki ülke arasında güçlü köprüler kurmasını sağlayacağız. 189 • Rus kökenli Türk yurttaşları ile Rusya’daki Türk yurttaşların topluma entegrasyonu ve iki ülke ilişkilerine katkılarının desteklenmesi için mütekabiliyet çerçevesinde çalışmalar yapacağız. • Çifte vatandaşlığa engel olan, Rusya’daki mevzuatın değiştirilmesi için girişimde bulunacağız.

ORTA ASYA CUMHURİYETLERİ • Tarihsel, kültürel ve akrabalık ilişkimiz olan Orta Asya Cumhuriyetleri ile ihmal edilen ilişkileri ileri noktaya taşıyacağız. • Bu ilişkileri çok yönlü kılmak için cesur teşvik mekanizmaları sağlayacak, özellikle dil eğitimi, teknik iş birliği ve ortak araştırma projeleri geliştirme konusunda kurumsal mekanizmalar geliştireceğiz. • Başta vize uygulamaları ve çalışma izinleri olmak üzere, bölge ülkeleri ile iletişim ve ulaşım maliyetlerini azaltacak çözüm önerileri geliştirmeye çalışacağız. • Bölgenin doğalgaz gibi enerji kaynaklarının daha büyük kapasite ile Türkiye üzerinden Avrupa’ya ve başka pazarlara ulaştırılması ve ortak refaha katkıda bulunulması için çaba harcayacağız. • Devletlerle sınırlı kalan ilişkileri toplumlar arasındaki ilişkilere dönüştürmek için samimi ve sürdürülebilir adımlar atacağız.

BALKANLAR • Demokrasiyi, kültürel çoğulculuğu ve ekonomik refahı aynı anda hedefleyen bir yaklaşımla, Balkanlardaki tüm ülkelerle dostluk ve iyi komşuluk ilişkilerini ilerleteceğiz. • Balkanlarda tarihsel önyargıları besleyecek ve yanlış beklentiler yaratarak bölge halkları arasındaki ilişkileri bozacak politikalardan uzak duracağız. • Balkan tarihine bakışta dinsel ve etnik radikalizme hizmet eden hamasi söylem ve yaklaşımlara prim vermeyeceğiz. • İlişkilerimizi tek bir tarihsel anlayışın, tek bir ideolojinin ya da siyasi anlayışın dar bakışıyla sınırlamayacağız.
Bölgede ekonomik iş birliği ve siyasal istikrarı geliştirmeye yönelik çok yönlü ve ikili iş birliği olanaklarını oluşturacağız.

Balkanlarda Yaşayan Türkler • Balkanlarda yaşayan akraba toplulukların, bulundukları ülkelerde eşit yurttaşlar olarak yaşayabilmesi için çalışacağız. • Balkan Türklerinin, yaşadıkları ülkenin demokrasisine ve kalkınmasına katkıda bulunmasını destekleyeceğiz. • Onların haklarını ve güvenlik içinde yaşama iradelerini kararlılıkla savunacağız.

AFRİKA • Kuzey Afrika başta olmak üzere Afrika’daki tüm ülkelerle, öğrenci değişimi, ticari yatırım, turizm ve kültürel değişim olanaklarını geliştireceğiz. • Afrika’da demokrasi ve kalkınma girişimlerine, yolsuzluk ve yoksullukla mücadeleye katkıda bulunacağız. • İç savaş noktasına gelen pek çok çatışmaya taraf olmayacak, barışçıl çözüm için tüm girişimleri destekleyeceğiz. • İnsan haklarına saygı göstermeyen, soykırım suçu işleyen veya terörist faaliyetleri destekleyen grup ya da liderlerle ilişki kurmayacağız.

Tunus • Tunus’la ikili ilişkilerimizi geliştireceğiz. • Dost Tunus halkının parlamenter demokrasi, laiklik ve barışçıl dönüşüm girişimlerini destekleyeceğiz.

Libya • CHP iktidarında, Libya ile bozulan ilişkileri onaracak, diplomatik ve ticari ilişkilerimizi eski düzeyine getireceğiz. • İş adamlarımızın, mühendislerimizin ve işçilerimizin Libya’da güvenle çalışabilmesi için gereken adımları atacağız.

• Libya hükümetine karşı silahlı mücadele veren grupların desteklenmesine ve Libya’nın iç işlerine müdahale girişimlerine son vereceğiz. • Libya halkı ile tarihsel ve ekonomik bağlarımızı güçlendireceğiz.

GÜNEY AMERİKA • Güney ve Orta Amerika ülkeleriyle ilişkilerimizi zenginleştirme ve geliştirme politikamızı sürdüreceğiz. • Özellikle Latin Amerika’nın sosyal demokrat ve sosyalist yönetim ve partileriyle ilişkilerimizi güçlendirerek, hem ülkeler arası ilişkileri, hem de partiler arası dayanışmayı geliştirmeye özen göstereceğiz. • Öğrenciler, iş adamları ve sanatçılardan oluşan farklı gruplar için Latin Amerika kıtasında iş birliği koşullarını geliştireceğiz.

UZAK DOĞU • Çin, Japonya, Hindistan, Endonezya ve Avustralya başta olmak üzere, bölge ülkeleriyle ilişkilerimizin geliştirilmesine öncelik ve ağırlık vereceğiz. • Türk firmaları ile Japon ve Kore firmalarının üçüncü pazarlarda birlikte hareket etmelerini teşvik edeceğiz. • Güney Kore ile eğitim alanında iş birliğini geliştireceğiz.

Çin Halk Cumhuriyeti • Çin ile ekonomik ilişkileri ve ticareti geliştirecek, Türkiye’nin aleyhine olan dış ticaret dengesini düzelteceğiz. • Girişimcilerimizin Çin’deki yatırımlarının çeşitlenmesi ve artmasını teşvik edeceğiz. • Bilim, akademi ve teknoloji alanlarında Çin ile iş birliğini en üst düzeye çıkaracağız. • Genç kuşakların Çin dillerini ve kültürünü öğrenme olanaklarını yaygınlaştıracağız.

GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER • Gelişmekte olan ülkeler arasındaki ticaretin ve kültürel etkileşimin dünya barışına ve sürdürülebilir kalkınmaya olan katkısından hareketle, bu coğrafyalarla kurulacak ilişkilere özel önem atfedeceğiz. • Bu ülkelerle ortak yatırımları, Ar-Ge programlarını ve öğrenci değişim programlarını geliştireceğiz.


BİLGİ TOPLUMUNA DOĞRU Günümüzde sanayi toplumları hızla gelişmekte ve bilgi toplumları haline gelmektedir. Başta iktisadi faaliyetler olmak üzere kamusal ve özel yaşantımızın neredeyse her alanında bilgi teknolojilerinin yoğun olarak kullanıldığı bir çağ yaşanmaktadır. Bu büyük dönüşüm tüm toplumlara büyük fırsatlar sunarken, bu değişimin gerisinde kalanları da büyük tehlikeler beklemektedir. CHP, Türkiye’de bu değişimi iyi anlayan ve bu değişime yalnızca ayak uydurmakla kalmayıp, Türkiye’yi bu değişimin önemli aktörlerinden biri haline getirecek vizyona ve projelere sahip olan partidir.

Ekonomi ve Bilgi Toplumu Bilgi toplumunun altyapısı, yüksek katma değerli, yeniliğe ve rekabetçi üretime dayalı bir ekonomik düzendir. Bilgi ekonomisinin temel itici gücü ise yeniliktir. Yenilik; üretimin, büyümenin ve zenginlik yaratmanın başlıca kaynağı haline gelmiştir. Teknoloji geliştirmek, katma değeri artırmak ve uluslararası rekabet gücünü yükseltmek her şeyden önce bir ülkenin yenilik yaratma kapasitesini geliştirmesine bağlıdır. Türkiye bu alanda elle tutulur bir ilerleme sağlayamamaktadır. Türkiye’de katma değeri düşük ürünlerin üretimindeki yoğunlaşma, pekişerek devam etmektedir. Teknoloji yoğun alanlarda net ithalatçı konumumuz sürmektedir. Kronik cari açıkların altında da, düşük katma değer gerçeği yatmaktadır. Türkiye’nin üretim deseninde köklü bir yapısal dönüşümü gerçekleştirmek, ancak bilgi temelli yenilikçi bir ekonomi yaratmakla mümkün olabilecektir. CHP’nin ekonomi programı bilgiye, bilginin altyapısına ve insana yatırım yapmayı öncelemektedir. Yenileşim politikaları hem yeni hem geleneksel sektörleri hedeflemelidir. Geleneksel sanayi dallarında nitelikli tasarıma önem verilerek katma değeri yüksek üretime geçilmesi sağlanmalıdır. Türkiye’de de gerekli bilimsel yatırımlar yapıldığı takdirde düşük katma değerli üretim sektörlerini yüksek katma değer üreten sektörlere dönüştürmek mümkündür. Ekonomistlerin sürekli olarak dikkat çektiği “orta gelir tuzağından” ancak bu sayede çıkılabilir.

Eğitim Bilgi toplumuna geçiş etkin ve köklü bir eğitim reformunu gerektirmektedir. Yapılacak eğitim reformu iş gücünün verimliliğini, ücretleri ve büyümenin niteliğini artıracaktır. Eğitim reformu bir yandan mevcut teknolojilerin en üst düzeyde kullanılmasını diğer yandan yeni teknolojilerin üretilmesini mümkün kılacaktır. Böylece tarım, sanayi ve hizmetler sektörlerinde yüksek katma değerli üretim artacaktır. Küresel rekabet gücümüz artacak, yurttaşlarımızın refah düzeyi yükselecektir. CHP’nin eğitim reformu, yaşam boyu öğrenme anlayışını merkeze alacaktır. Okul öncesi eğitim, herkes için ücretsiz ve zorunlu olacaktır. CHP’nin eğitim reformu en az sekiz yıl kesintisiz ve örgün temel eğitimi ve toplamda on üç yıl zorunlu eğitimi esas alacaktır. Bu sürede tüm çocuklarımız iletişim, yabancı dil, matematik, bilim ve teknoloji, dijital beceriler, öğrenmeyi öğrenme, sosyal ve yurttaşlık odaklı beceriler, girişim becerileri ve kültürel farkındalık başta olmak üzere bilgi toplumunun gerektirdiği tüm yetileri eksiksiz olarak kazanacaktır. CHP, temel eğitimin ardından verilecek yüksek nitelikli bir mesleki ve akademik eğitim ile çağın gerektirdiği niteliklere sahip vasıflı bir iş gücünün yetiştirilebileceğine inanmaktadır. Bilgi toplumu için iş gücünün yeni koşullara uyum sağlayabilecek nitelikte yetiştirilmesi şarttır. Bilgi toplumunda iş gücü talebinin niteliği ve iş gücünün sahip olması gereken vasıflar hızla değişmektedir. Günümüzde eğitim çağında olan gençlerin erişkin yaşamları boyunca mesleklerini ortalama yedi sekiz defa değiştirmeleri beklenmektedir. Yeni sanayiler ve gelişen sektörler dar bir alanda uzmanlaşmış çalışanlara gereksinim duymamaktadır. Bu sektörlerde daha çok, eleştirel düşünebilen, sorun çözme yetisi gelişmiş, yaratıcı, iletişim becerilerine sahip ve özellikle dijital alanda etkin elemanlar talep edilmektedir. İş gücünde aranan temel özellik geniş bir alana yayılabilen dönüştürülebilir becerilerdir. İleri yaşlarda dahi, kısa bir eğitim sürecinin ardından yeni bir mesleğin gereklerini yerine getirebilen insanlara gereksinim duyulmaktadır. Araştırma yapma, yeni bilgi üretme ve yeni teknoloji geliştirme konusunda öncü kurumların başında üniversiteler gelmektedir.
Bu nedenle üniversitelerin önemini çok iyi kavramak ve onların en üst düzeyde gelişmesini sağlamak öncelikli politika hedefi haline getirilmelidir. Üniversiteler onları besleyen en önemli kaynaktan yani özgür düşünce ortamından yoksun bırakılmamalıdır. Aksi takdirde kaybeden ülkemiz olacak ve Türkiye’nin bilgi toplumuna ulaşma hedefi asla gerçekleşemeyecektir. CHP iktidarı üniversitelerimizin ve tüm araştırma kurumlarımızın niteliklerinin geliştirilmesi ve dünyada saygın kurumlar arasında yer alması için çalışmakta kararlıdır.

Bütüncül Bilgi Toplumuna Geçiş Stratejisi Bilgi toplumuna geçiş ancak bütünsel ve çok yönlü bir yaklaşımla hareket edilerek hızlandırılabilir. Bilgi ekonomisine geçiş sürecinin insani ve toplumsal boyutları, teknolojik ve ekonomik boyutları kadar önemlidir.

Kültür ve Bilgi Toplumu Bir toplumda yaratıcılık ve yenilikçiliğin gelişmesi öncelikle kültürel altyapının gelişmesine bağlıdır. AB, yenilikçiliğin ancak “kültür tabanlı yaratıcılık” sayesinde mümkün olabileceğini vurgulamaktadır. Bu yüzden AB ülkeleri sanata ve sanatçılara ayrılan kaynakları büyük oranda artırmaktadır. Günümüzde kültür ve sanat faaliyetleri, bilgi ekonomisinin en hızlı büyüyen sektörleri arasında yer almaktadır. İkincisi, ülkeler büyüme için gerekli olan yatırımcıları, turistleri ve vasıflı iş gücünü kendilerine çekmeyi ancak kültür etkinliklerini geliştirebildikleri ölçüde başarabilmektedir. Üçüncüsü, yenilik ile sanatta yaratıcılık her geçen gün biraz daha fazla iç içe geçmekte, birbirinden ayrı düşünülmeyen alanlar haline gelmektedir. Ekonomide en çok yenilik yaratabilen ülkeler canlı kent kültürüne sahip ülkelerdir. Bilgi ekonomisinde ekonomik büyüme öncelikle zengin bir insan kaynağı yaratma sorunudur. Ülkeler, yetenekli ve yüksek vasıflı bireylere çok yönlü destek sağlayan, onları fikren ve manen besleyen bir toplumsal ve kültürel ortamı sağlayabildiği ölçüde yeniliğin yolunu açabilmektedir. Yenilik ve ekonomik büyüme bakımından en başarılı ülkeler, dışa açık ve bireylere özgürlük ortamları sağlayabilen ülkelerdir.
Özellikle yaratıcı bireyler, örneğin üstün yeteneklere sahip sanatçılar ve bilim insanları, kendi görüş ve kimlikleri ile var olabilecekleri, onları hoşgörü ile karşılayabilen mekân ve ortamlarda yaşamayı tercih etmektedir. Bu tür bir çevre onların yaratıcı motivasyonlarını ve enerjilerini, üretkenliklerini artırmaktadır. Kısacası günümüzde sanat, bilimsel yaratıcılığın ve teknolojik gelişmenin başlıca ateşleyicisi haline gelmiştir. Özgürlük ortamının, kültürün ve sanatın önemini ne kadar iyi anlarsak ülkemizde yenilik, yaratıcılık ve büyümeyi o ölçüde hızlandırmamız mümkün olacaktır. Bilgi toplumuna giden en kısa yol kültür ve sanatın desteklenmesinden geçmektedir.

Sosyal Adalet Bilgi toplumuna geçiş ekonomik zenginliği artırırken insani gelişmeyi ve tüm yurttaşların sosyal refah düzeyini artırmayı zorunlu kılmaktadır. Eşitsizliğin yoğun olduğu toplumlar bilgi ekonomisinin altyapısını geliştirmekte başarılı olamamaktadır. Türkiye yoksulluk, çatışma ve toplumsal çözülme sorunları ile sürekli olarak boğuşan bir toplum olmaktan bir an önce çıkmalıdır. Bunun yolu değişimin tüm ekonomik, insani ve kültürel boyutlarını birlikte ele alıp bu sorunların üstesinden gelme kararlılığını göstermekten geçmektedir. Bilgi toplumu demek eşitlik ve sosyal adalet demektir. Bilgi toplumunda insana daha çok yatırım yapıldığı gibi emeğe de daha çok değer verilmektedir. Bilgiye erişimin artması ile başta eğitim, sağlık gibi kamu hizmetleri olmak üzere kültüre ve sanata, finansal hizmetlere erişim de kolaylaşmakta ve hızlanmaktadır. Bireyler daha yüksek bir yaşam kalitesine sahip olmaktadır. CHP, başta eğitim olmak üzere bilgi toplumuna geçişin araçlarına erişimde, fırsat eşitliğini en kısa zamanda sağlayacaktır.

Yeşil Ekonomi Yeni ekonomik gelişme anlayışı büyümeyi, çevreye karşı sorumluluklarımızın göz önünde bulundurularak sağlamamız gerektiğini öngörmektedir. Yaşadığımız çevreyi koruyarak büyümemiz gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuzu yerine getirmemiz anlamına
gelmektedir. İnsanı içinde yaşadığı doğa ve çevre ile birlikte düşünebilen bir bakış açısı özellikle genç kuşaklara benimsetilmelidir. Bilgi toplumuna geçişi hızlandırma yeşil teknolojilerin geliştirilmesi ve kullanılması ile yakından ilgilidir. İklim değişikliği ve çevre konuları ciddi bir ekonomik içerik kazanmıştır. İklim değişikliği ile baş edebilmek için yeşil teknolojilerin ve yeşil ekonominin tercih edilmesi kaçınılmazdır. Yeşil ekonomi verimliliği ve uzun dönem karlılığı en yüksek düzeye taşıyan yatırım alanı haline gelmektedir. Türkiye çağı yakalamak, sürdürülebilir büyüme sağlamak ve bu küresel sorunun çözümünde sorumluluk almakta olduğunu göstermek için yeşil teknolojileri daha yaygın olarak kullanmalıdır. Bunun da ötesinde ülkemiz kendi yeşil ekonomi modelini geliştirmeli ve yeşil teknolojileri üretmek için bu alana büyük yatırımlar yapmalıdır. CHP iktidarında, sürdürülebilir enerji alanına yapılması gereken yatırımlar hızla gerçekleştirilecektir. CHP, Türkiye’yi özellikle güneş enerjisi araştırmaları konusunda dünyanın önde gelen ülkelerinden birisi haline getirecektir. Günümüzde yeşil ekonomi yeniliğin, yüksek katma değerin ve ekonomik büyümenin en önemli araçlarından biridir. Yeşil teknolojilerin geliştirilmesi bilgi toplumuna geçiş sürecine yeni bir ivme kazandıracaktır. CHP iktidarında ülkemizde yeşil teknolojilerin benimsenmesi, geliştirilmesi ve daha yaygın olarak kullanılması için gerekli tüm adımlar atılacaktır.

Kadınların Çalışma Yaşamına Katılması ve Bilgi Toplumu Bir ülkenin dünyada saygın bir yerinin olması için kadın erkek eşitliğinin toplumun en temel değeri haline gelmesi gerekir. Bir ülkenin gelişmiş bir ekonomiye kavuşması, kadınların iş gücü piyasasına yaygın olarak katılmasına bağlıdır. Oysa Türkiye’de iş gücü piyasasının en belirgin özelliklerinden biri, kadınların iş gücüne katılım oranının çok düşük olmasıdır. Ülkemizde kadınların iş gücüne katılımını artırmak ve çalışan kadınların refah düzeyini yükseltmek için, yasal düzenlemeler yapılmalı, kayıt dışı çalışmanın önüne geçilmeli ve sosyal politikalar AB ölçütleri ile uyumlu hale getirilmelidir. Kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe iş ve çalışma yaşamına katılımları da artmaktadır. Eğitim seviyesi yükselen kadınlar kariyer basamaklarında 198 daha fazla ve daha hızlı yükselerek kendilerini ekonomik ve toplumsal yaşamda da güçlendirebilmektedir. Kadınların Cumhuriyet reformlarına dayanan bu kazanımlarını korumak için çaba sarf etmek CHP’nin önde gelen sorumlulukları arasındadır. Kadınlar bilgi toplumunda ve ekonomisinde çok daha başarılı olmakta ve çok yüksek konumlara gelebilmektedir. Bilgi toplumunda kadınlar yenilik süreçlerinin merkezinde yer almaktadır. Yenilik geliştirme konusunda önde olan ülkeler, bilim ve araştırma alanlarında çalışan kadınların oranlarının erkeklerin düzeyine ulaştığı ülkelerdir. CHP kadınların, iş gücüne çok daha yüksek oranlarda katılmalarını ve yükselen bilgi ekonomisinde daha etkin bir biçimde yer almalarını sağlamak için çalışacaktır. CHP ileri teknoloji üreten ve kullanan bir bilgi ekonomisi hedefine ulaşabilmek için kadınların yaşamın bütün alanlarında erkeklerle aynı haklara sahip olması ve aynı konuma gelmesi için çalışacaktır.
Bilgi Toplumu için Uzlaşma ve Mutabakat Bilgi toplumuna ulaşmak için devletin düzenleyici ve uzlaştırıcı rol oynaması gerekmektedir. İş dünyası toplumsal sorumlulukları konusunda bilinçli ve duyarlı olmalıdır. Emek dünyası ve işçi örgütleri diyalog ve müzakere yollarını her zaman açık tutmalıdır. Devlet, işçi ve iş dünyası, sadece çalışma hayatını ilgilendiren konularda değil, tüm önemli konularda düzenli olarak bir araya gelerek toplumsal mutabakat sağlamaya çalışmalıdır. Böyle bir mutabakat arayışı güçlü bir sorun çözme kültürü yaratacak ve demokratik bir iklim içerisinde bilgi toplumuna geçişin temelini oluşturacaktır. Uzun soluklu yatırımların gerçekleştirilebilmesi için böyle bir siyasi istikrar ve uzlaşı ortamının yaratılması gerekmektedir. Sosyal demokrat bir parti olarak CHP, ülkemizde ihtiyaç duyulan bu büyük uzlaşmayı sağlayacaktır.

Sonuç Özgürlükleri ve demokrasiyi en yüksek düzeye çıkarmayı başaramayan ülkeler, bilgi ekonomisinin dinamik sektörlerini geliştirmekte yetersiz 199 kalmaktadır. Kısa bir süre için yüksek ekonomik büyüme hızı yakalayan otoriter rejimlerin başarıları kalıcı ve sürdürülebilir olmamaktadır. Bu nedenle öncelikle yapılması gereken ülkemizde temel hak ve özgürlükler, hoşgörü ortamı ve genel olarak demokrasi konularında karşılaştığımız sorunların üstesinden gelmektir. Düzenli sanayi ilişkileri, kurallara göre işleyen piyasalar, etkin bir hukuk devleti ve yüksek nitelikli bir eğitim sistemi bilgi ekonomisine geçişin zorunlu koşulları arasında yer almaktadır. CHP, ülkemizde adil rekabet ortamını, sağlam bir hukuk düzenini ve tüm ekonomik aktörlerin geleceğe güvenle bakmasını sağlayacak bir demokratik rejimi yerleştirme konusunda kararlıdır.

SÖZÜMÜZÜ TUTARIZ, ÇÜNKÜ... Biz, yüreğinde Cumhuriyet değerlerini taşıyanların, Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı çağdaşlaşma yolundan ilerleyenlerin partisiyiz. Biz geçmişinden güç alan, ama yüzü her zaman geleceğe dönük olanların partisiyiz. Biz, kalkınma için, kalkınmış Türkiye için, “özgür insan” için mücadele edenlerin partisiyiz. Biz “ne ezen, ne ezilen; insanca, hakça bir düzen” diyenlerin partisiyiz. Biz “hiç umut yok mu?” diye soranlara, “umut insanda” diye yanıt verenlerin partisiyiz. Biz korkunun yerine umudun ülkesini kurmak için çalışanların partisiyiz. Biz, Cumhuriyet Halk Partisiyiz. 200

CHP Seçim Bildirgesi 1.BÖLÜM
CHP Seçim Bildirgesi 2.BÖLÜM





Share
Bizi Takip Edin

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme